Açıklama şöyle:
“Bu Sessizlik Hepimizin Sorumluluğudur”
Bizler bugün burada, sesi duyulmayanların sesi olmak için konuşuyoruz.
Çünkü zihinsel engelli bireyler ve çocuklar hâlâ görmezden geliniyor, hâlâ öteleniyor, hâlâ hak ettikleri yaşamdan mahrum bırakılıyor.
Bir çocuk düşünün…
Öğrenmek istiyor ama okul kapıları ona kapalı.
Oynamak istiyor ama parklar ona uygun değil.
Anlaşılmak istiyor ama kimse dinlemiyor.
Bir aile düşünün…
Gece gündüz bakım veren, yorulan, tükenen ama yine de “güçlü olmak zorunda” bırakılan.
Sistemin boşluklarında kaybolmuş, destek yerine yalnızlıkla karşı karşıya kalan.
Ve bir toplum düşünün…
Farklı olana tahammül edemeyen, engeli bireyde değil bireyin önüne konulan engellerde değilmiş gibi davranan.
Biz diyoruz ki:
Zihinsel engellilik bir kusur değildir.
Asıl kusur, kapsayamayan sistemdedir.
Asıl engel, önyargılardadır.
Bugün hâlâ:
Erken tanı ve eğitim her çocuğa eşit ulaşamıyorsa,
Kaynaştırma eğitimi kâğıt üzerinde kalıyorsa,
Aileler ekonomik ve psikolojik yük altında eziliyorsa,
Bakım, rehabilitasyon ve sosyal destekler yetersizse,
Şiddet, ihmal ve istismar vakaları önlenemiyorsa,
Bu bir kader değil, ihmaldir.
Biz sadaka değil, hak istiyoruz.
Merhamet değil, adalet istiyoruz.
Ayrıcalık değil, eşit yurttaşlık istiyoruz.
Zihinsel engelli bireyler:
Evlerin içine hapsedilecek yükler değildir.
Toplumdan gizlenecek “sorunlar” değildir.
Karar mekanizmalarının dışında bırakılacak bireyler değildir.
Onlar bu toplumun eşit, onurlu ve vazgeçilmez bireyleridir.
Buradan tüm yetkililere sesleniyoruz:
Günü kurtaran değil, hayat kurtaran politikalar üretin.
Raporlarda kalan değil, sahada karşılığı olan çözümler hayata geçirin.
Engelli bireyleri konuşulan değil, konuşan taraf yapın.
Ve topluma sesleniyoruz:
Bakmak yetmez, görün.
Acımak yetmez, yan yana durun.
Susmak yetmez, ses olun.
Çünkü bir toplum, en kırılgan bireylerini ne kadar koruyorsa o kadar güçlüdür.
Ve biz, bu ülkenin hiçbir çocuğunu geride bırakmaya razı değiliz.
Bu bir çağrıdır.
Bu bir itirazdır.
Bu bir manifestodur.
Zihinsel engelli bireyler ve çocuklar için
Eşit, erişilebilir ve onurlu bir yaşam mümkün.
Ve biz bunu talep ediyoruz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur."




