BELÇİKA VE HOLLANDA GEZİ NOTLARI
Mithat   TAHTALI
27.05.2018

 Bu sefer promosyon bileti bulamayınca ekonomik bilet alarak bütçeyi biraz zorladık.

Önce bana sık sık sorulan ‘Masraf kaça çıkıyor?’ un açıklamasını yapmak istiyorum. Yurt dışı gezileri zannedildiği  gibi paraya dayalı bir iş değildir. Para elbette gerekli ancak paradan daha öncelikli olan unsurlar mevcuttur.
1-İlk önce birkaç yabancı dil bilmek gerekiyor. İngilzce, Rusça ve Gürcüce okuyup yazıp konuşabilmek geziyi ucuz ve kolay kılar.
2-Bilgisayar bilmek, otellerdeki internet ile yolu aydınlatır.
3-Akıllı telefon ve bazı programları kullanarak otel bulma, rezervasyon yapma ve ulaşım için bilet almak için gereklidir.
4-Kredi kartı ve Yeşil Pasaport vize masrafından kurtarır.
5-Otel tercihi yaparken gezginlerin kaldığı temiz otelleri tercih eden ve ortak mutfaktan faydalanıp kendi yemeğini yapmak masrafı aşağı çeker. Anlaşılacağı şekilde gezmenin ağırlık kısmını kültür oluşturuyor para sonra gelen bir faktördür. Hatta hiç parası olmayan yalnız gezginlere de rastladığım çok oldu. Günün bir kısmını çalışıyor otel ve yemek masraflarını çıkarıyor. Bisikleti de ulaşım aracı olarak kullanınca transport bedavaya geliyor. Çalışma kampları ve evde misafir eden kulüp üyeliği de yapanlar oluyor.
Şimdi gelelim GEZİ İZLENİMLERİNE
Ben Pegasus ile İstanbul’dan Brüksel’e uçtum. Uçuş üç saat sürüyor. Yolda yiyeceğimi elime aldım. Su yasak olmasına rağmen yarım litre suyu İSG de sağolsunlar idare ettiler. 1/2L su ne ki demeyin uçakta 8TL dir. Şarlova Hava alanına inince otobüsle şehre gittim. Midıl dedikleri merkezi bir yerde otobüs yolcularını indirdi. Çevre çok sayıda Türkçe yazan levhalı iş yerleri barındırıyor gördüm. Üç kişi bir taksi tuttuk TC Diyanet İşleri Vakfına gittim orada dostum Mustafa Hocam ile buluşup yemek yedikten sonra ver elini Anvers’ten Hoboken. Belçika ve Hollanda’da nüfusun yarıdan çoğu yabancı ülke vatandaşları. En fazla Fas sonra Türkler geliyor. İlk giden işçiler 1963’de kömür madeninde çalışmışlar. Yabancı işçiler gidinceye kadar kömür madenlerinde Belçikalı kadınlar çalışıyorlarmış. Tahmin edileceği gibi yabancı işçiler zor ve ağır işlerde çalışmak durumunda kalmışlar. Pek çok vatandaşımız biraz para kazanıp geri dönme düşüncesi ile gitmişler ama devamında eş davet edilmiş çocuklar olmuş derken torunlar ve geri dönme fikri suya düşmüş. Çocuklar orada eğitim görmüş oraya alışmışlar. Tatillere köylerine izine gelmiş tekrar işlerine dönmüşler. Yaşlılara hayatlarını kısaca anlatın dediğimde hiç aklımdan çıkmayan bir özet yaptı. Dedi ki ‘Eskiden ilimize köyümüze döndüğümüzde içimiz yanar ülkemiz adına çok üzülürdük. Çünkü burada her şey var ancak Türkiye’de yoktu. Şimdi gidince ben çok seviniyorum çünkü burada olan ne varsa ülkemizde de aynısı va. Koca binalar, yollar, hava alanları vb. her şey. Ben sevincimden adeta kanatlanıyorum öyle seviniyorum. Bu sözü ben Belçika ve Hollanda’da pek çoğundan duydum. TC vatandaşı Kürtlerden, Irak ve İran’dan kaçak yollardan Türkiye üzerinden gelen Kürtlerden, Erzurumlu, Konyalı, Afyonlu ve Karadenizlilerden çok duydum. Ülkemizin şu son 15-20 yıl içerisinde çok değiştiğini, geliştiğini ve Cumhurbaşkanımızı çok takdir ettiklerini söylediler.
            Belçika gezip görülesi bir yer. Ülkemiz ile mukayese edebilmek için de görülmesi gerekli. Ben Belçika’da Anvers’ten sonra Ghent şehrine gittim. Burası okyanusa yakın kanalları olan tarihi bir kent. Çok da turist çekiyor. Bruges şehrine arkadaşlarla gittik. Bu tarihi şehir de çok turist çekiyor. Eski tarihi bir ticari handa gezerken Rizeli ve Giresunlu Erasmus öğrencilerine rastladım. Yakında meslektaş olacağımız gençlerle hatıra resmi çekindik. Bu gezi ile çektiğim resimler FACEBOOK’taki sayfamda görülebilinir.
Devletimiz vatandaşlarımızın dini ibadetlerini yerine getirebilmeleri için her türlü resmi işlemleri yapıyor. İşin maddi yönünü daha çok işçi kardeşlerimiz karşılıyor. HOUTHALEN şehrinde TC Diyanet Vakfı Yunus Emre Eğitim Enstitüsü tesislerine gittim. Dini bilgi yarışması ve kermes vardı. Tesisler ve öğrenciler oranın şartlarına göre göz doldurdular. İlahi grubu ve dernek faaliyetleri Kermesler başarılı idiler. Hemşehrimiz Yusufelili Mustafa Aykut hocamızın görev yaptığı Hacı Bayram Camii kurs öğrencilerinden geçen yıl bir 1. lik bu yıl da bir 3.lük elde edildi. Bu derecelerin Belçika genelinde yüzlerce cami öğrencileri içerisinden çıktığını düşünürsek Maşallah deyip tebrik etmek vacip olmuş oluyor.
Belçika’da ZELE şehri var bizim Posoflular burada ağırlıktalar. Camileri ve Kermesleri ve Dernek Başkanları göz doldurucuydu. Kermese hemşerimiz Cengiz Kurdoğlu geleceğim deyip gelmemesi gecenin tek olumsuz yanı oldu. Keşke kendi ağzından video yapıp internete koymasaymış.
Belçika’dan Hollanda’ya geçtim. Anvers Belçika’nın 2. büyük şehri. Güzel bir restorasyonla yenilenmiş tarihi bir tren garı var. Buradan her yere tren gidiyor. Hoboken’den Anvers’e Tramvay ile gelirken Türkçe konuşan yolcular vardı. Trene bindim gencin biri telefonla babası ile Türkçe konuşuyordu. Kayseri Felahiye’ye SUNEXPRES ile uçmak için Amsterdam’a gidiyordu.
Amsterdam güzel şehir. Her taraf kanallar idi. Yolda yürüyenler ve dükkanlar içinde çok Türk göze kulağa çarpıyor.Türk halkının büyük çoğunluğu TC Hükümetini beğeniyor takdir ediyor gördüm. Türkiye güçlendikçe bizi burada adam yerine koymaya başladılar diyorlar. İşin bir başka yönü de şunlar. Belçika ve Hollanda’da işçi öğlen yemeğini kendisi evden alıp giderken götürüyormuş. İş yerine kendi imkanlarıyla gidiyorlarmış. İşverenin ödediği yemek ve yol parası da yeterli gelmiyor yani karşılamıyormuş. Emekli olunca toplu para TAZMİNAT yokmuş. Çalışırken para yatırmayan işçinin sağlık giderlerini kendisi cebinden karşılaması gerekiyormuş. AB öncesi Hollanda florini ve Belçika Frangı zamanında para bol geçim rahat imiş. Şimdi her şey 3-5 kat artmış ancak ücretler aynı kalmış. Hele Hollanda’nın ekonomisi çok bozulduğu için yüzbinlerce  işçi Belçika’ya göç etmişler. Sanırım iklimin de soğuk olması gün içerisinde 3-5 değişime uğruyor olması da işsizlikle birleşince moralleri iyice bozuyor.
            Roterdam’da sadece TC Diyanet’e ait 7 cami toplamda Hollanda’da 145 cami varmış. Ben en büyüğü olan Kocatepe Camisini ziyaret ettim. Müslüman nüfus yerli halktan çok fazla. Erasmus Hollanda’nın Rönesans dönemi bilginlerinden. Her yerde onun adı görülüyor. Köprü çelik halat asma köprü Tifliste de benzeri var görülmesi gereken bir mühendislik eseri. Roterdam Amanlar tarafından tamamen yıkılınca savaş sonrası her bir bina ayrı bir tarz ve dizaynda inşa edilmiş. Çelik konstrüksiyon bir yapı var ki anlatılması zor görülmesi lazım. Resimler için benim sayfama bakılabilir,
Kim ne derse desin dünyada Türkün olmadığı yer yok. Gezdiğim gördüğüm 42 ülke içinde bizimkilerin durumları iyi. Ülkeye saygı ve sevgileri takdirleri iyi. Milli ve manevi değerlere bağlılıkları iyi gördüm. Türk insanı cesur, çalışkan ve güvenilirlikleriyle diğerlerinden bir adım öndeler. Tek gördüğüm eksilikleri yüksek tahsil yapanlarımız çok az. Üniversiteye giriş kolay olduğu için giriyor ancak 1. sınıfta hemen hepsi dökülüyorlarmış. Mecburi temel eğitim ve meslek okulları okunmuş daha üstüne gidebilen çok çok az gördüm. İşte başarılılar ancak eğitimde aynı başarıyı ben göremedim.
Bir dahaki gideceğim bir başka ülke gezisine kadar herkese hayırlı ramazanlar olsun. Sağlık ve muhabbetle.

Bu makale 830 kez okundu.

Yazarın Diğer Yazıları
Bu Habere Yapılan Yorumlar ( 0 )
08Haber Yazarlar
Sevil Işık TOPARSLAN
Güner YALÇIN
GÜLDEN TAŞ
www.08haber.com
Anasayfa - Künye - Foto Galeri - Rehber - Üyelik - Ziyaretçi Defteri - BizeYazın - İletişim - Webtv - 08 Röportaj - Haber Slayt - Güncel - Politika - Eğitim - Röportaj - Yaşam - Sağlık - Magazin - Spor - Kültür - Sanat - Çevre - Ekonomi - Teknoloji - 08Tv Canlı Yayın
Copyright © 2009 Tüm Hakları Saklıdır. [All Rights Reserved] 08 Radyo Televizyon Yayıncılık ve Organizasyon A.Ş.'ye aittir.
Dere Mah. Halitpaşa Cad. No:45/2 - ARTVıN - Telefon: (466) 212 68 56 - 212 70 71
E-Posta: radyo08@hotmail.com