BANDIRMA VAPURU’NDA CAMBAZ MEHMET’İN ADAMLARI
Fikret   GÖKÇE
19.05.2022

 BANDIRMA VAPURU’NDA CAMBAZ MEHMET’İN ADAMLARI     (GÜNÜMÜZÜN  ÇIKARCI KABADAYILARINA BİR GÖNDERME)                                                 

                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                            19 Mayıs 2022
 
19 MAYIS ATATÜRK'Ü ANMA, GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI KUTLU OLSUN.
Boğazdan çıktıktan sonra Bandırma’yı batırmakla görevli iki İngiliz hücumbotuna yakalanmadan Samsun limanı önüne vardıklarında bütün yolcular güvertede Mustafa Kemal Paşa’nın çevresinde toplanmış,  limanda, Tütün Iskelesi önündeki heyecanlı kalabalığı seyrediyorlardı. Özellikle çarkçılar ve diğer tayfalar Mustafa Kemal Paşa’ya saygı ve umutla bakıyor, İstanbul’a döndüklerinde  reisleri Topkapılı Cambaz Mehmet’e anlatacaklarını unutmamak için her ayrıntıyı kaçırmamaya çaba harcıyorlardı. Cambaz Mehmet ağalarının yüzünü kara çıkarmamışlardı ve hem de O’nun emrettiği gibi; gemici olmanın dışında kendilerini belli etmeden Paşa’yı koruma görevlerini gizlediklerini sanıyorlardı. Oysa gemiden ayrılmadan önce Paşa çarkçıbaşıyı yanına çağırıp; “ Cambaz Mehmet’e selam söyle, hizmetinden gayet memnunum” diyerek vedalaşırken onların gemide ne amaçla bulunduğunu bildiğini anladıklarında çok şaşırmışlardı,    
 
Bandırma’nın süvarisi Kayserili İsmail Hakkı (DURUSU) , 27 yıllık tecrübeli bir kaptandı. Karadeniz’e çıktıklarında Paşa, kıyıya yakın bir rota izlemesini, bir tehlike sezildiğinde en yakındaki karaya çıkılmasını söyledi. (Tek Adam, Şevket Süreyya Aydemir, 1. Cilt, 1966)
 
Burada bu tarihi yolculuğun pek bilinmeyen bir tarafını, bir vefa borcu olarak dile getirmek gerekiyor. 19 Mayıs’ta Samsun’da sona eren bu yolculuk anlatılırken  hep Mustafa Kemal Paşa ve yanındaki arkadaşlarından söz edilir. Oysa Bandırma Vapuru’nda bu olayın başka kahramanları da vardır. Murat BARDAKÇI’nın 22 Mayıs 2005’te Hürriyet Gazetesi’nde açıkladığı belgelere göre aşağıda isimleri bulunan 25 kişilik gemi mürettebatının yanı sıra er ve erbaşlardan oluşan 25 kişilik bir asker grubu da bulunmaktadır. Gemi mürettebatının tamamı İstanbul kabadayılarından Cambaz Mehmet’in adamlarıydı. Bu gözü pek ve bıçkın  adamlar sadece gemici değil, Paşa’yı da canları pahasına korumakla görevli idiler. Cambaz Mehmet Çanakkale’de Paşa’nın emrinde savaşmış bir kahramandı ve Paşa’ya son derece bağlı ve saygılıydı.
 
İşte, Bandırma Vapuru’nu İstanbul’dan Samsun’a götüren ama şimdiye kadar meçhulde kalmış 25 kahraman… Denizyolları’ndan Halkevi Başkanlığı’na Bandırma Vapuru hakkında 6 Ağustos 1933’de gönderilen Denizyolları İşletme Müdürü’nün imzasını taşıyan cevabî yazıda Samsun yolculuğundaki mürettebat adının yer aldığı liste : (Cumhuriyet Arşivleri’ndeki 490-1-0-0/1199-20 numaralı dosyadan)
 
Süvari  (Kaptan)          : Kayserili İsmail Bey (İsmail Hakkı DURUSU)
İkinci kaptan                : Üsküdarlı Tahsin Bey
Kâtip                              : İsmail Bey
Güverte lostromosu   : Hasan Reis
Serdümen                     : Temel Şükrü Efendi
Serdümen                     : Basri Ali Efendi
Ambarcı                        : Ahmet Hasan Efendi
Ambarcı                        : Maksut Süleyman Efendi
Tayfa                             : Cemil Süleyman Efendi
Tayfa                             : Rahmi Hüseyin Efendi
Tayfa                             : Temel Mesut Efendi
Başmakinist                  : Hacı Süleyman Bey
İkinci makinist             : Süleyman Bey
Vinççi                            : Osman Emin Efendi
Vinççi                            : Galip Ali Efendi
Ateşçi                           : Halil Yusuf Efendi
Ateşçi                           : Mansur Arif Efendi
Ateşçi                            : Bahri Mehmed Efendi
Kömürcü                      : Mehmed Hasan Efendi
Kömürcü                      : Mehmed Ali Efendi
Birinci kamarot           : Tevfik Muharrem Efendi
İkinci kamarot             : Mehmed İbrahim Efendi
Muavin kamarot         : Ahmet Muhtar Efendi
Kamarot yamağı         : Halit Mustafa Efendi
Aşçı                                : Hacı Hamdi Osman Efendi
 
Topkapılı Cambaz Mehmet İstanbul’un ünlü kabadayılarından biriydi. Tulumbacılık da yaptığı için çok hızlı koşar, çok iyi silah ve bıçak kullanırdı. 1 Temmuz 1874’de İstanbul’da doğan Cambaz Mehmet haylaz bir öğrenci olduğundan ilk öğretimini tamamlayamadı. 41 yaşında iken Çanakkale Savaşı’na er olarak katıldı. Mustafa Kemal’i orada tanıdı ve hizmetine girdi. 19. Tümen Komutanı Mustafa Kemal’in “ göreyim seni Cambaz” dediği Mehmet. gösterdiği yararlılıklar nedeniyle kısa bir süre sonra çavuş rütbesi verilerek manga komutanı oldu. 
 
13 Kasım 1918’de İstanbul işgal edildikten sonra Karakol Teşkilatı kurulmuştu. Sivas Kongresi’nden sonra lağv edilen bu teşkilatın yerine Müdafaa-i Milliye örgütü kuruldu. Mim Mim Grubu denilen bu gizli örgütün Şehremini Teşkilatı’nın başında Cambaz Mehmet bulunuyordu. Hırlı- hırsız, yankesici, ama hepsi vatansever ne kadar bıçkın varsa tamamı onun emrindeydi. İstanbul halkını işgalcilerden korumak, istihbarat toplamak ve Anadolu’da başlayan kurtuluş hareketine katılmak isteyen subay ve memurları kaçırmak yaptığı hizmetlerdendi. Ayrıca Taksim’deki İngiliz, Maçka’daki Fransız ve Rami kışlalarından adamlarıyla birlikte kaçırdığı silah ve mühimmatı Anadolu’ya ulaştırdı. Kimliğini gizleyerek ilişki kurduğu İngiliz ajanlarından elde ettiği bilgileri Ankara’ya gönderdi, Sait Molla’nın evinden çaldığı belgelerle İngiliz ajanlarını deşifre etti, yakalanmalarını sağladı ve Hilafet Ordusu’nun harekat planlarını milli kuvvetlere bildirdi.
 
Sonradan Atatürk’ün hizmet aracı olarak kullandığı, İşgal Kuvvetleri Komutanı General Harrington’un makam aracını kaçırdı ve büyük güçlüklerle Akşehir’e götürerek Fevzi Çakmak Paşa’ya teslim etti. 
 
Lozan Barış Anlaşması imzalandıktan sonra TBMM Cambaz Mehmet’e bin 500 TL. maaş bağladı. Fakat O bunu kabul etmedi ve Hilal_i Ahmer’e (Kızılay’a) bağışladı. 15 Şubat 1926’da beyaz şeritli İstiklal Madalyası’yla onurlandırıldı.
 
İşgal öncesi İstanbul’da yangınlar söndüren tulumbacı Cambaz Mehmet oturduğu binada çıkan bir yangında ağır yaralandı ve dört gün sonra 1 Haziran 1932’de yaşama veda etti.
 
19 Mayıs’ta başlayan Milli Mücadele ve istiklal ve özgürlük kavgamız çok yazıldı ve anlatıldı. Bu yazımızda bu kutsal mücadelenin pek bilinmeyen kahramanlarını anlatmaya çalıştım. Büyük Önderimiz ATATÜRK’ün Türk Gençlerine  armağan ettiği 19 MAYIS ATATÜRK’Ü ANMA, GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI’mızın 103. yılını kutluyor, tüm şehit ve gazilerimizi rahmet, saygı ve minnetle anıyorum. 
 
Fikret Gökçe
Kıbrıs Gazisi-Mak. Müh.

Bu makale 280 kez okundu.

Yazarın Diğer Yazıları
Bu Habere Yapılan Yorumlar ( 0 )
08Haber Yazarlar
www.08haber.com
Anasayfa - Künye - Foto Galeri - Rehber - Üyelik - Ziyaretçi Defteri - BizeYazın - İletişim - Webtv - 08 Röportaj - Haber Slayt - Güncel - Politika - Eğitim - Röportaj - Yaşam - Sağlık - Magazin - Spor - Kültür - Sanat - Çevre - Ekonomi - Teknoloji - 08Tv Canlı Yayın
Copyright © 2009 Tüm Hakları Saklıdır. [All Rights Reserved] 08 Radyo Televizyon Yayıncılık ve Organizasyon A.Ş.'ye aittir.
Dere Mah. Halitpaşa Cad. No:45/2 - ARTVıN - Telefon: (466) 212 68 56
E-Posta: radyo08@hotmail.com