KİM NEYİN PEŞİNDE?
Mithat   TAHTALI
01.01.2021

 İslam okumayı emrediyor. Ancak giderek okuma özürlü bir toplum olmaktayız. Tarihimizi değişik kaynaklardan iyi okuyup öğrenmez isek dünü bilemez, bugünü anlayamaz ve yarınları tahmin edemeyiz. Tarihimize baktığımızda gerek Osmanlının son dönemlerinde ve gerekse Cumhuriyet Döneminde sadrazamın, padişahların, başbakan ve bakanların zehirlenme ile veya darbelerle iktidardan indirildiklerini ve/veya öldürüldüklerini görüyoruz. Ülkeye onlarca yenilikler getirip devletini güçlendiren Abdülhamit Hanı suikastla öldüremeyince darbe ile indirip yönetimi ele geçirenlere bakınca ‘1909 – 1918’  dokuz yılda 600 yıllık koca Osmanlıyı adeta bozuk para gibi harcadıklarını görüyoruz. Hatırlayalım ki emperyalist ülkeler içimizde dışımızda öyle oyunlar kurmuşlar ki elimizden alınan topraklar üzerinde 53 devlet kurdurup bize de kala ala 3-5 Anadolu vilayeti bırakmışlardı. Çünkü ‘Balkanlar gitsin yeter ki Abdülhamit tahttan insin’ diyorlardı.

            Cumhuriyet döneminde ulu önder Atatürk sonrasında milletin iradesi ile devamlı kavgalı bir yönetimin egemen olduğunu görüyoruz. Açık oy gizli tasnif seçim sistemi gidince milletin kahır ekseriyetinin oyuyla DP’nin iktidarını görüyoruz.1950 – 1954-1957  de seçimlerin galibi olan DP ülkeye büyük hizmetler yapsa da 27 Mayıs 1960 da askeri darbe ile iktidardan indirilerek sözde Mahkeme ile Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı hemşerimiz Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan idam edildiler.15 idam 29 müebbet ve 418 vekile de çeşitli hapis cezaları verilmişti. Atatürk ile Milli Mücadelede bulunmuş, O’nun döneminde Başbakanlık yapmış, İş Bankasını kurmuş, Atatürk için Anıt Kabiri yaptırmış ve ‘Atatürk’ü Koruma Kanunu’ nu çıkarmış ve milletin oyu ile de Cumhurbaşkanı seçilmiş Celal Bayar idam cezasına çarptırılıp sonra da yaş haddinden müebbet hapse çevriliyor.
            Atatürk’ün TBMM ne bizzat kazandırdığı Adnan Menderes de 1931’ den başlayarak 27 Mayıs darbesine kadar 8 defa M.Vekili olarak seçilmiş bir devlet adamıdır.MBK emri ile Yassı Ada sözde Mahkemesi bu kahramanı da  idam ettirmiştir.
Bugün Kıbrıs üzerinde sahip olduğumuz tüm haklarımızı bize kazandıran Londra ve Zürih Anlaşmalarını 1959’da imza eden Fatin Rüştü Zorlu 17 Eylül 1961’de asılmıştır.
1950-1954-1957 seçimlerini kazanan DP 27 yıllık Tek Parti Dönemine son vermişti. Ülkede büyük kalkınma hızı vardı. Her tarafta imar ve yol çalışmaları vardı. İstanbul’da bugün şehre adeta nefes veren Vatan ve Millet caddeleri ile Artvin’deki İnönü Caddesi o dönemde yapılan yolların sadece bir kaçıdır.
            Geriye dönüp bakınca kendinden sonra gelen darbelere analık yapan bu 27 Mayıs askeri darbesinin ne hukuka uyan ve ne de ülkemize faydalı bir yanı olmuştur. Sadece darbeciler kendilerini ölene kadar Senatör ilan etmiş idiler.
12 Eylül darbesinin pek çok zararlarının yanında şunları da belirtmesem olmaz.
1980 darbesi Beyazıt Meydanındaki ‘T.Emeksiz’ anıtını, Taksim Meydanındaki üzerine konulması düşünülen ancak DP’nin 1950 de iktidara gelmesi ile durdurulan İsmet Paşa Anıtının kaidesi ve halkın aslında hiç benimsemediği 27 Mayıs bayramını ve de Cumhurbaşkanına tanınmış bulunan 15 Kontenjan Senatörü Seçme hakkını da Evren Paşa kaldırdı ve sonlandırdı.
            27 Mayıs sonrası ülkemizde darbe teşebbüsleri, darbeler ve post modern darbeler, yargı darbeleri hiç eksik olmadı. Refah-Yol Hükümeti kurduğu havuz sistemi ile faizcilerin musluğunu kapattı. Devlet %5 ile borç verip sonra o parayı %65 ile satın alıyordu. Bu soyguna son verip elde ettiği geliri işçi ve memura vermişti. Yurt dışındaki işçilerin dövizini ülkeye getiren yasal düzenlemeyi yaptı. Kumarhaneleri kapattı. Kara para aklama yasası vb. kıyafet serbestisi getirmeye çalıştı ve akabinde de 28 Şubat süreci başladı.
            O dönemde Artvin Sirya Givit Askeri Birliğine Jandarma Tüm Gen. Osman Özbek gelmiş ve bürokratlar ile toplantısı sırasında Başbakan Erbakan’a ağır küfürler etmişti. Bu ve benzeri türden siyasete müdahalenin en sonu 15 Temmuzda yaşandı. Benim Karadenizli Kasımpaşalı diye isimlendirdiğim kahraman ‘Ben Milletimi Meydanlara Davet Ediyorum’ demeseydi, milletimizle beraber göğsünü hainlerin kurşunlarına siper etmeseydi şimdi ülkede kim bilir neler olurdu. Kim bilir kaç bankanın içi boşaltılmış olurdu. Ecevit İktidarında gördüğümüz gibi.
12 Mart darbesinde de yurt dışından Dünya Bankasından getirtilen Atilla Karaosmanoğlu, Nihat Erim Hükümetinde Başbakan Yardımcısı yapılmıştı. 2001 de Ecevit döneminde Kemal Derviş getirilmişti. Kabinelere Teknokrat diye halkta bir tabanı ve sorumlulukları olmayan insanlar devalüasyon ve IMF’den borç alıp geldikleri yere geriye döndüler. Şunu belirtelim ki 15 Temmuzda kimin geleceğini bilemesem de gelenin iktidara çökeceğini ve asla geriye gitmeyeceğini kesinlikle söylemek mümkündür. Komşularımıza bakınca bunu anlamak zor değildir.
Muhalefet adeta tarihi geleneğe uyup milletin değerlerine tepeden baktığı için 1950 den beri milletin teveccühünü kazanamıyor. Halkı hakir ve aptal zannettiği için vesayet rejimi olsun ve bunun için de koalisyonlar dönemini arzuluyor.1961-65 arası İnönü Başkanlığında 4 senede 4 ayrı koalisyon Hükümeti mevcuttur. Sonraki yıllara bakalım: 1.MC Koalisyonu 1975-1977, 2.MC Koalisyonu: 1977-1978 devamında AP den 11 milletvekiline 11 bakanlık ile milletvekili transferi oldu ve Demirel’in 2.MC Koalisyonu yıkıldı. 5 Ocak 1978’de Ecevit bu şekilde TBMM’den güvenoyu aldı. Devamı bütçe açlıkları, yokluklar, karaborsa, kuyruklar ve terörü getirdi. 14 Ekim 1979 kısmi Senato seçimlerini kaybeden Ecevit istifa etti.
Cumhuriyet döneminde 97 yılda 65 Hükümet kurulduğuna bakınca ortalama 1,5 yıl yaşadığını ve de bu yüzden kalkınmaların tek başına iktidar dönemlerinde olduğunu görüyoruz. Bu nedenledir ki bugün devletimiz hem kendi halkına ve hem de dost ve garip ülkelere fayda sağlayabilmektedir. İşte 28 yıldır işgal altındaki kardeş ülke Azerbaycan Karabağ’ına kavuşabildi. K.K.Türk Cumhuriyeti halkı Emperyalistlerin desteklediği adayı değil TC nin önerdiği adayı Cumhurbaşkanı seçtiler. TC Libya’da resmi Libya Hükümetine destek vererek oradaki savaşı sonlandırdı ve Deniz Hukukuna göre anlaşma yaparak karşılıklı kazan-kazan politikası ile Libya’ya huzur ve güveni getirdi. ABD ve AB’nin 1918’den beri dayatmak istedikleri Sevr’i yürütmeye çalışmak yani bir Kürt Devleti kurdurma çabasına etkin bir şekilde karşı durmaktadır. Suriye’nin Kuzeyinde terör koridoruna izin verilmemiştir. Bugün içerde terör tarihin en düşük seviyesine inmiştir. Suikast ile şükür olsun ne uçak düşüyor. E.Bitlis paşa gibi ve ne de M.Yazıcıoğlu gibi helikopterleri düşürüp kahramanları şehit edebiliyorlar. Bütün bu iç ve dış düşmanlarla mücadelenin kazanılmasında elbette ki demokrasimizin güçlenmesi, vesayet rejiminin sonlanmış olması, iktidarın arkasında güçlü halk desteğinin varlığı ve de işinin ehli olan cesur imanlı kararlı bir R.T.Erdoğan gibi liderin olması yatıyor.
Ulu önder Atatürk’ün savaşırken gözünden yaralandığını ve 300 yıllık Osmanlı Toprağı olduğunu unutan ve kendilerini Atatürkçü olarak tanımlayan kimileri ‘Libya’da Ne İşimiz Var’ dese de, ‘ Türkiye Karabağ’a Militan Gönderiyor’ dese de ‘Suriye’de ne işimiz var?’ dese de Savunma Sanayimizin güçlendiğini, kendi yaptığımız İHA +SİHA ve diğer makinelerimizi takdir etmeyip ordumuza dil uzatsa da, geçmişte dayatmalarla, darbelerle gelen Cumhurbaşkanlarına ağzını dahi açamayanlar milletin çoğunluk oyu ile seçilmiş bulunan Cumhurbaşkanına DİKTATÖR dese de; Hükümetimiz bunlara hiç kulak asmadan önüne bakıp yoluna devam ediyor. Kimileri de halktan ümidini kesip hala dışarıdan bir yerlerden medet umadursunlar. Herkesin bir hesabı varsa Allah’ın da bir hesabı vardır.
            Allah, devletimizin ve yöneticilerimizin yar ve yardımcısı olsun inşallah. Sağlık ve muhabbetle, yeni yılın hayırlara vesile olması dileğiyle. 01.01.2021
Mithat Tahtalı
muhmithat@mynet.com
 

Bu makale 2223 kez okundu.

Yazarın Diğer Yazıları
Bu Habere Yapılan Yorumlar ( 1 )
Çaloğlu
Mithat bey Atatürk’ten sonraki 80 yıl boyunca yapılan zulüm ve kötülükleri,yapılmayan hizmetsizlik ve icraatsizlikleri çok güzel hatırlatmışsınız. Çok teşekkür ederim.Tayyip beyefendiyede Allah uzun ömür versin,o gerçekten inanılmaz bir vatansever,dürüst ve çok çalışkan bir Lider... Biz ondan ve rahmetli Özal’dan razıyız🙏🙏🇹🇷🇹🇷 Allahım biz Türkiye’nin ve ulusumuzun yanında olsun her daim inşallah🙏🙏
 Bahadır Tekin -- 03.01.2021 20:22
08Haber Yazarlar
Mithat TAHTALI
Rasim YILMAZ
www.08haber.com
Anasayfa - Künye - Foto Galeri - Rehber - Üyelik - Ziyaretçi Defteri - BizeYazın - İletişim - Webtv - 08 Röportaj - Haber Slayt - Güncel - Politika - Eğitim - Röportaj - Yaşam - Sağlık - Magazin - Spor - Kültür - Sanat - Çevre - Ekonomi - Teknoloji - 08Tv Canlı Yayın
Copyright © 2009 Tüm Hakları Saklıdır. [All Rights Reserved] 08 Radyo Televizyon Yayıncılık ve Organizasyon A.Ş.'ye aittir.
Dere Mah. Halitpaşa Cad. No:45/2 - ARTVıN - Telefon: (466) 212 68 56
E-Posta: radyo08@hotmail.com