101 Yıl Önce ve Bugün
Turgut   ALP
19.05.2020

 

101 yıl önce ve Bugün
Bundan 101 yıl önce yıkılmakta olan Osmanlı İmparatorluğu’nun küllerinden milli mücadele ateşinin yakıldığı, Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarının Kurtuluş Savaşı’nı başlattığı gündür. Gençlik yıllarımızın coşkusundan uzak bir halde ve üstüne üstlük millete musallat olmuş bir salgının tuz biber olduğu şartlarda, meydanlardan uzak ama gönüllerdemizdeki bağımsızlık aşkıyla, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyoruz.
Birinci Dünya Savaşı’nda mağlup olan Osmanlı İmparatorluğu’na dayatılan Mondros Mütarekesi şartlarını kabul etmiş, hanedanın son padişahı Vahdettin ne istiyorlarsa verin dercesine mütarekeyi imzalamıştır. Ancak I. Dünya Savaşı’nın içinde olan ve yenilgiyi kabul etmeyen, erinden mareşaline kadar sağduyu sahibi askerler vatanın ve milletin kurtuluşu için çare üretmenin yollarını arıyorlardı. Sağduyu askerlerden biri olan Yıldırım Ordular Grubu Komutanı olan Mustafa Kemal’i İstanbul Hükümetine karşı hareket edeceğinden şüphe duyan İstanbul Hükümeti, Yıldırım Ordular Grubunu lağıv ederek Mustafa Kemal’i İstanbul’a çağırmıştır. İstanbul’da silah arkadaşlarıyla kötü gidişe çare arayan Mustafa Kemal’den rahatsız olan İstanbul Hükümeti bu defa Mustafa Kemal’i İstanbul’dan nasıl uzaklaştırırız düşüncesi ne girmiştir. Çare olarak önce Altıncı Ordu Müfettişliğine göndermek istemişse de Mustafa Kemal bunu kabul etmemiş, Ali Fuat Cebesoy’un eniştesi Mehmet Ali’nin hükümeti ikna etmesi, Fevzi Çakmak’ın da İngilizleri ikna etmesi ile Mustafa Kemal Dokuzuncu Ordu Müfettişliğine tayin edilmiştir.[1]
            Mustafa Kemal mülki ve askeri yetkilerle donatılmış olarak tayin olduğu yeni görevine, 16 Mayıs’ta İzmir’in işgalinden bir gün sonra dar bir kadroyla beraber, Bandırma vapuruyla yola çıkıyor ve 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ayak basıyordu Mustafa Kemal o gün memleketin manzarayı umumiyesini Büyük Nutkun’da:[2]
“1919 yılı Mayısının 19'uncu günü Samsun'a çıktım. Osmanlı Devleti'nin içinde bulunduğu topluluk, Genel Savaşta (Birinci Dünya Savaşında) yenilmiş, Osmanlı ordusu her yanda zedelenmiş, koşulları ağır bir ateşkes anlaşması (mütarekename) imzalanmış. Büyük Savaşın uzun yılları boyunca, ulus, yorgun ve yoksul bir durumda. Ulusu ve ülkeyi Genel Savaşa sürükleyenler, kendi yaşamlarının kaygısına düşerek, yurttan kaçmışlar. Padişah ve Halife olan (Saltanat ve halifelik katında oturan) Vahdettin, soysuzlaşmış, kendini ve yalnız tahtını koruyabileceğini umduğu alçakça önlemler araştırmakta. Damat Ferit Paşa'nın başkanlığındaki hükümet, güçsüz, onursuz, korkak, yalnız padişahın isteklerine uymuş, onunla birlikte kendilerini koruyabilecek herhangi bir duruma boyun eğmiş. Ordunun elinden silahları ve cephanesi alınmış ve alınmakta
Olarak açıklamıştır. Silahları alınmış/alınmakta olan  Osmanlı ordusundaki vatansever subayları bu işgali reddediyor, Fevzi Çakmak; orduya silahların teslim edilmemesini ve terhislerin geciktirilmesini emrediyordu. Bununla birlikte Dokuzuncu Kolordu Komutanı Kazım Karabekir Paşa Kolordusunu terhis etmeyip, memleketin başına gelecekleri bilircesine silah altında tutuyordu.
Böyle bir manzara içerisinde[3] Mustafa Kemal dava arkadaşlarııyla beraber iskeleden attıkları her adımda Milli Mücadele daha da büyüyordu. Bölge halkı dahil silahların toplanmasını işgallere karşı gelenlerin cezalandırılmasını isteyen bir emirle Samsun’a gelen Mustafa Kemal bu emri kulağının oldukça ardına atmış, İstanbul Hükümeti tarafından verilen yetkileri milli mücadele ateşini yakması yönünde kullanmıştır.
Bu arada yurdun her yanında vatanseverler, işgallere karşı kurtuluş çareleri fikirlerini tartışmaya başlamış, İngiliz ABD’nin mandası altına girmek, bölgesel direniş başlatmak gibi düşüncelerle çözüm bulmaya çalışıyorlardı.
Mustafa Kemal ise bunların uygun çözümler olmadığını görüyor, Milli İradeye dayanan Kayıtsız Şartsız Bağımsız Yeni Bir Türk Devleti kurmak gerektiğini düşünüyordu.
Mustafa Kemal ve dava arkadaşları; memleketin her yerinde bağımsızlık ateşini yakmak üzere Başını duman almış dağlardan başladığı büyük ve kutlu yürüyüşe bu fikirlerle başladı.
101 yıl sonra, bugün de yurdun manzarası o günlerdeki gibi işgal altında değildir. Düşman askerinin çizmeleri ile de çiğnenmiş değildir Fakat, fabrikaları satılmış, arazileri yabancılar tarafından satın alınmış, Duyunu Umumiye borçlarını aratmayacak kadar dış borca girmiş, Milli ve Yerli Paramız olan Türk Lirası Milli Sınırlarımız dışında kıymet görmez olmuş, Milli gururumuz olan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı 250.000 $ karşılığında yabancılara satılmış/satılmakta, limanları özelleştirilmiş, Kurtuluş Savaşı’nın temel haberleşme vasıtası olan telgraf işletmesi bugün Telekom adı altında yabancıların eline geçmiş, yerli ve milli sermaye tüketilmiş, Türk Ordusu dün ne idüğü belirsiz kişilere dindar diyerek teslim edilmiş, aynı Ordu bugün diğer benzerlerine teslim edilme gayreti içerisine girilmiştir.
Memleketin manzarası 101 yıl öncesinin durumuna getirilmiştir.
Son vatan Türk Yurdu Anadolu’yu bu kara kaderinden kurtarmak için başkalarından medet ummanın yanlış olacağını düşünüyorum.
Geçmişte Milli mücadeleye katkıları olan tüm şehit ve gazilerimizi ve Artvin özelinde Teşkilatı Mahsusa’cı Edip DİNÇ’İ, Ahmet Fevzi ERDEM’İ, Halit Yüzbaşıyı (Deli Halit Paşa), Çiçek Nene’yi, Zabit Küçük Ağa’yı, nice isimsiz kahraman çetelerimizi rahmetle anıyorum.
 
Büyük Nutkun son cümlesi olan sözlerle yazımı bitiriyorum.[4]
Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur”.
 

 



[1] http://turkoloji.cu.edu.tr/ATATURK/arastirmalar/ataturk_anadoluda.pdf
[2] Mustafa Kemal ATATÜRK, Nutuk I. Cilt, MEB Yayınları.
[3] Mustafa Kemal’in Samsun’a çıktığı günlerde, Samsun’daki işgalci İngilizlere silahlarını teslim etmeyip, Bölüğü ile birlikte dağa çıkan bir Yüzbaşı da vatansever subaylardan biriydi
[4] Mustafa Kemal ATATÜRK, Nutuk II. Cilt, MEB Yayınları.
 

Bu makale 14740 kez okundu.

Yazarın Diğer Yazıları
Bu Habere Yapılan Yorumlar ( 0 )
08Haber Yazarlar
Rasim YILMAZ
Sami ÖZÇELİK
www.08haber.com
Anasayfa - Künye - Foto Galeri - Rehber - Üyelik - Ziyaretçi Defteri - BizeYazın - İletişim - Webtv - 08 Röportaj - Haber Slayt - Güncel - Politika - Eğitim - Röportaj - Yaşam - Sağlık - Magazin - Spor - Kültür - Sanat - Çevre - Ekonomi - Teknoloji - 08Tv Canlı Yayın
Copyright © 2009 Tüm Hakları Saklıdır. [All Rights Reserved] 08 Radyo Televizyon Yayıncılık ve Organizasyon A.Ş.'ye aittir.
Dere Mah. Halitpaşa Cad. No:45/2 - ARTVıN - Telefon: (466) 212 68 56
E-Posta: radyo08@hotmail.com