BASINA VE BASI YOLUYLA TÜRKİYE KAMUOYUNA
Mümtaz   TEMİZ
18.02.2016
 
Partisi, cumhiuriyeti ve ANAYASAL DÜZENİ YIKMAYA yönelik çaba ve çalışmaları nedeniyle ANAYASA MAHKEMESİ tarafından pekçok kez kapatılmış olan bir zihniyetin başını çeken ve " BENİM İÇİN DEMOKRASİ AMAÇ DEĞİL, AMACIMIZA YÜRÜMEK İÇİN KULANACAĞIMIZ BİR ARAÇTIR" diyen ve ne yazık ki, tam da dediği gibi demokrasiyi araç olarak kullanıp devlet yönetimini eline geçirmiş olan sayın CUMHURBAŞKANI, Üzülerek görmekteyiz ki, amacına adım adım yürümektedir. Yaşamı boyunca cumhuriyetle kavgalı olan, yaşamı boyunca Cumhutriyeti kuran yüksek iradeye karşı savaş vermiş, Kamu görevini icra ederken bile Atatürk ve Anıtkabir sözcüklerini dillendirmekten imtina etmiş olan sayın Erdoğan bugün demokrasinin nimetlerinden yararlanarak, her fırsatta HALK İRADESİNDEN bahsetmektedir. Sevgili arkadaşlar, Demokrasiyi araç olarak kulanıp ülke yönetimini eline almış olan Sayın Erdoğan ülkemizde demokrasi adına hiçbir şey bırakmamıştır. Sayın Erdoğan ülke yönetimini ele geçirdikten sonra parlamento çoğunluğuna dayanarak yasama organı eliyle önce yargıyı, özelikle YÜKSEK YARGI ORGANLARINI kuşatmıştır. Sonra artık "nasıl olsa benim önümü kesecek bir güç kalmamıştır" düşüncesiyle bütünüyle YÜRÜTME organı görevini kendi eline almak istemektedir. Sevgili arkadaşlar, Sayın Erdoğan Türkiye Cumhuriyeti'ni yönetmeye başladığı 14 yıl boyunca hangi yasayı çıkarmak istedi de çoğulcu demokrasiden, cumhuriyetten yana kendisine bir engel çıktı? Cumhuriyet yönetimi ne gibi engel oldu da bugün sayın Erdoğan BAŞKANLIK SİSTEMİ deyip durmaktadır Arkadaşlar, şu iyi bilinmelidir ki; Bugün gelinen noktada eğer bir yönetim zaafiyeti varsa bu CUMHURİYET YÖNETİMİNİN kusuru değil, doğrudan doğruya AK PARTİ YÖNETİMİNİN ve özellikle Sayın Erdoğan'ın kusurudur. Sayın Cumhurbaşkanının barsaklarındaki rahatsızlık beynini de etkilemiş olmalı. Öyle ki, Sayın Cumhurbaşkanı hiçbir şeyi, hiç kimseyle paylaşmak, bölüşmek istememektedir. "Tek söz sahibi, tek karar mercii ben olacağım demektedir. Bunun için kendisinin getirdiği başbakanının da, bakanlarının da önemi yoktur. O, ülkede tek söz sahibi olmak istemektedir. Aslında bunu fiiliiyatta zaten yapmaktadır. İşte onun için ısrarla BAŞKANLIK SİSTEMİ deyip durmaktadır. Aslına bakarsanız dünya yüzünde Erdoğan'ın tarifine uyan bir Başkanlık Sistemi hiç yoktur. Ondandır ki; " bu tamamen bize özgü bir başkanklık sistemi olacak" demektedir. Bu yolda muhtarları toplayıp kafasındaki ucube düşünceye destek istemektedir. Bunun için KAYMAKAMLARI toplayıp "halka başkanlık sistemini anlatın" telkınında bulunmaktadır. Arkadaşlar, Sayın Cumhurbaşkanı aleni suç işlemektedir. ANAYASANIN ilk dört madesi Ülkenin yönetim şeklini, adını, başşehrini, belirlemiş, bu maddelerin değiştirilemeyeceğini, değiştirilmesinin teklif dahi edilemeyeceğini hükme bağlamıştır. Yani daha açık ifadeyle bu ülkenin adı TÜRKİYE CUMHURİYETİ'DİR. YÖNETİM ŞEKLİ CUMHURİYETTİR. BAŞ KENTİ ANKARA'DIR. Bu maddeler değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez. Bu maddeleri değiştirmek isteyenler ANAYASAL SUÇ İŞLEMİŞ OLURLAR. Bu da ceza yasamızda "ANAYASAL DÜZENİ TAĞYİR, TEBDİL ve ILGAYA TEŞEBBÜS ETMEK" diye tarif edilmiştir. 12 Eylül mağdurlarının pekçoğu bu maddeden hüküm giymişlerdir. Şimdi Sayın Erdoğan aleni olarak suç işlemektedir. Bu suça devletin Valilerini, devletin Kaymakamlarını ve muhtarları da teşvik etmektedir. KAYMAKAMLARA bu yolda asla kimseden çekinmeyeceksiniz, bu çalışmayı yürüteceksiniz" talimatını vermektedir. Sevgili arkadaşlar, işte bunun için sayın genel başkanımız kendisine DİKTATÖR benzetmesi yapmıştır. Sayın genelbaşkanımızı ve partimizi sindirmek, susturmak ve kimbilir belki de korkutmak için bu sözünden dolayı mahkemeye vermiş, ancak mahkeme "diktatör" benzetmesinin suç sayılamayacağını belirtmiştir. Ne hazindir ki, sayın diktatörün ilçemizdeki temsilcileri, AKP yöneticileri de yukarıdan aldıkları talimat uyarınca güya sayın Genel Başkanımıza dava açmışlardır. Bu zavallı zevat bilmelidir ki, yasalar İstanbul'da ayrı, Şavşat'ta ayrı değildir. Beyler, ne siz ne de sizin diktatörünüz ATATÜRK'ÜN kurmuş olduğu Laik Türkiye Cumhuriyeti'ni değiştiremeyeceksiniz. Buna demokrasiye ve cumhuriyete sonuna kadar inanan CUMHURİYET HALK PARTİLİLER asla ve asla izin vermeyecektir. Sevgili vatandaşlar, bugün başkanlık isteyen zihniyet inanın bana yarın HALİFELİK isteyecektir. Kimbilir belki de daha sonra kendisini MEHDİ ilan edecektir.
 

Bu makale 2408 kez okundu.

Yazarın Diğer Yazıları
Bu Habere Yapılan Yorumlar ( 0 )
08Haber Yazarlar
Sami ÖZÇELİK
Sevil Işık TOPARSLAN
Güner YALÇIN
GÜLDEN TAŞ
www.08haber.com
Anasayfa - Künye - Foto Galeri - Rehber - Üyelik - Ziyaretçi Defteri - BizeYazın - İletişim - Webtv - 08 Röportaj - Haber Slayt - Güncel - Politika - Eğitim - Röportaj - Yaşam - Sağlık - Magazin - Spor - Kültür - Sanat - Çevre - Ekonomi - Teknoloji - 08Tv Canlı Yayın
Copyright © 2009 Tüm Hakları Saklıdır. [All Rights Reserved] 08 Radyo Televizyon Yayıncılık ve Organizasyon A.Ş.'ye aittir.
Dere Mah. Halitpaşa Cad. No:45/2 - ARTVıN - Telefon: (466) 212 68 56 - 212 70 71
E-Posta: radyo08@hotmail.com