30.07.2013
İnsan doğar, büyür, yaşar ve ölür. Her evresinin kendisine has güzellikleri, zorlukları var. Her şey değişir. Zaman, mekân, fiziki yapınız, gözerliniz, saçlarınız, elleriniz, yüzünüz… Ama değişmeyen tek şey var ki; o da kişiliğinizdir, ruhunuzdur.

 İnsan doğduğunda bütün organları büyümeye programlanmıştır. Bir tek göz bebeği sabit yaratılmıştır. Onun için sevdiğimiz kişiye “Gözbebeğim” deriz.  Toplumumuzda bir şey daha değişmezdir. Ve bu özellik doğuştan vardır. Sonradan kazanılamıyor. Bu da delikanlılıktır. Sert fırtınalar ancak kayanın tozunu alabilirmiş. Delikanlılık ta böyle bir kavramdır. Sözü 86 yaşındaki bir delikanlıya, emekli öğretmen, 1980 yılında dünyanın görmüş olduğu en vahşi askeri darbesinin ardından sürgün edilir. O da bu darbeye tepki göstererek emekliliğini ister. en verimli çağında 53 yaşında idarecilikten emekli olur.

 
Artvin’in delikanlısı Mahmut Delikanlı’dan söz diyoruz. Cumhuriyet kadar genç, Ama yılların yorgunluğu ve yaşadığı haksızlıklar umut goncalarını, geleceğe dair filiz düşüncelerini köreltmiş. Sonra kendi içine kapanmış. Tepkisini bazen içine atarak bazen sesli olarak  ifade etmiş. 08 Haber gazetesi olarak Mahmut Delikanlı ile bir röportaj gerçekleştirdik. Önce ne konuşacağız, ‘boş ver’ dedi. Ama onların hassas olduğu damardan girince ‘konuşalım!’ dedi. Kars Cilavuz, eğitim, Artvin’de yaşam, eski yaşamlar ve bugün Artvin’ini konuştuk. Buyurun:
 
08 HABER: SİZİ TANIYABİLİR MİYİZ, MAHMUT DELİKANLI KİMDİR?
 
Mahmut Delikanlı 86 yaşında Artvin Merkez Oruçlu köyünde doğmuş, 1948 yılından 1980 yılına kadar eğitim camiasında görev yapmış, şu anda köyü tamamen sular altında bırakılmış, sadece üzerinde “Oruçlu Köyü” yazan tabelası kalmış öz yurdunda mülteci diyebileceğiniz, dünyada doğruluğu ve insanlığı kendisine rehber edinmiş, riyakarlar, yalancılar, sahtekarlara, bezirganlara karşı yaşamı boyunca dik durmuş, bir gün boyun eğmemiş bir ağabeyinizdir. Soyadımızın Delikanlı olması 1934 yılındaki Soyadı Kanunu ile resmileştirilmiştir.
 
Bu kanundan öncede bizim sülalenin lakabı “Delikanlı”dır.  Soyadımız da aynı şekilde resmi kayıtlara girdi. Oruçlu Köyü sular altında kalınca bizim mezra olarak kullandığımız yere köyümüz taşınmıştır. Ancak boğulan Oruçlu’nun yerini hiçbir şey tutamazdı. Nuh Tufanı’nı okuduk, okuttuk. Bir gün benim köyümde “Nuh Tufanı”nın yaşanacağı hayatta aklıma gelmezdi. Ancak Nuh Tufanı’nda insanların yanlış yola girdiği için olduğu yazılıdır. Oruçlu’daki (Orcuk) insanların kimseye zararı yoktu. Kendi yağı ile zeytini, narı,  sebzesi, meyvesiyle geçinip gider, devlete yük olmaz, çocuğunu da buradan yetiştirdiği ürünlerle okuturdu…
 
08 HABER: EĞİTİME NEREDE BAŞLADINIZ, NEREDE
OKUDUNUZ, CİLAVUZ’UN SİZDEKİ YERİ NEDİR?
 
 İlkokulu Zeytinlik köyünde okudum. Kalburlu, Oruçlu ve civar köylerdeki öğrenciler Zeytinlik köyüne gelirdi. Orası nahiye idi. Aklımda kaldığı kadarıyla söyleyeyim.  Öğretmenlerimizin adı Danyal Bey ve Ahmet idi. Soyadları aklıma gelmiyor. Ama Danyal öğretmenimiz Vanlıydı. Oruçlu’dan (Orcuğ) Zeytinlik’e (Sirya) yalınayak okula gidiyoruz. İlkokul çocuklarını düşünün. Ayaklarınız yalınayak gezmekten nasır bağlamış, yara bere içinde. İyileşen yaralarla yeni açılan yararlın nöbet değimi yaptığı minnacık ayaklar.
 
O zamanlar 1930’lu yılların başları, savaştan yeni çıkmış bir Türkiye vardı. Kurban kesildiğinde kimse ete bakmazdı. Deriyi kapmaya çalışırlardı. Deri çok kıymetliydi. Onu çarık yapmak için istiyorlardı. Şimdi kundura sanayi çok gelişti… İskarpinler, potinler çeşit çeşit.. Çok büyük yoksulluklarla mücadele ettik. Ama o yoksulluk bize onurun ne olduğunu, ne değerli bir özellik olduğunu öğretti. Şimdi ise varlık içinde yaşanan onursuzlukları gördükçe üzülüyorum çocuklar.
 
 Neyse köydeki okul bitince Cilavuz Köy  Enstitüsü’ne gittim. Evet “Köy Enstitüsü”.. Şimdiki Üniversiteliler onun kadar belki ondan daha iyi eğitim veriyor. Ama pratik ile teoriyi aynı paralelde götüren bir eğitim sistemi maalesef artık uygulanmıyor. Hep ezbere dayalı ve gereksiz bilgilerle öğrencilerin beyinleri dolduruluyor. Test sistemi, önce öğrenilerek uygulanırsa faydalıdır. Ancak çocuklar konuyu, dersi öğrenmeden testte sallama yöntemi, yani cinliği, hinliği öğreniyorlar. Bu da başarısızlığı artırmakta ve eğitimde kaliteyi düşürmektedir. Bu test yöntemi daha sonra şu iddia oyunlarında, t yarışlarında da yerini aldı.  Herkes sallıyor, ama farkında değil ki sallanıyor, yıkılmak üzere.
 
 
Cilavuz’dan mezun olduktan sonra 1948 yılında ilk görev yerim olan  Yusufeli Alanbaşı köyünde 3 yıl, Sarıbudak köyünde 1 yıl, Ballıüzüm’de  ilkokulu ben açtım ve 4 yıl görev yaptım. Sümbüllü’de 1 yıl ve Oruçlu köyünde ise 3 yıl görev yaptıktan sonra 1962 yılında Merkez İlçe Müdürlüğüne getirildim. Merkez İlçeye bağlı tüm köylerin okulları bana bağlıydı. Beni okutan öğretmenim Danyal Bey’i teftişe gittiğimde önüm ilikli olur, asla oturmazdım. Beni okutan, yetiştiren öğretmenimin amiri olmak bana zevk, keyif vermiyordu, tam aksine acı veriyordu ve büyük bir saygı ve sevgi duyduğum içinde Zeytinlik’e gittiğimde bana otur dediği halde oturmadım. Evet, bu bizim yetiştirilme tarzımızdı. Biz eğitimi önce saygı ve sevgi temelinde öğrendik. Evet, böyle bir mirasın kuşağı elbette ki çok başarılı olacak ve önemli yerlere gelecekti. Derken, 1980 yılında askeri darbe yapıldı…
 
08 HABER: MAHMUT ÖĞRETMENİM; TAM DA BURAYA GELİYORDUK. 80 DARBESİNİN EN ÇOK AYDIN ÇAĞDAŞ ÖĞRETMENLERİ YOK ETTİĞİNİ, EN BÜYÜK DARBENİN EĞİTİM CAMİASINA VURULUDUĞUNU İDDİA EDENLER VAR. SİZ BUNA KATILIYOR MUSUNUZ?
 
“Pek tabii. Çok doğru bir tespittir. Kenan Evren bu ülkede darbe yaptığında terör olayları bir anda jilet gibi kesildi. Daha önce bunlar nerdeydi. Halk terörden o kadar çok bezmişti ki, Kenan Evren’e teşekkür bile ettiler. Onun Cumhurbaşkanlığında halk %92 evet oyu vermiş ve Cumhurbaşkanı yapmıştı! Sırf bu terörü, bitirdi diye!.. 80 geriliminin en büyük nedeni Ecevit ve Demirel’in gereksiz kavgaları ve söz düellosuydu. Bunu isteyen mihrakların değirmenine su taşıdılar. Onların bunda vebali vardır.
 
Darbe, ilk bakışta terörü bitirme bakımından olumlu bir hava verdiyse de gerçekte en büyük terör aydınlara, öğretmenlere uygulandı. On binlercesi sürgün yedi, fişlendi, işkence gördü. Benim oğlum, gelinim,  yeğenim darmadağın edildi. Aileler dağıldı, perişan oldu. Çok büyük acılar yaşadık. Enver Karagöz’e burada kaynar su döküldü… 1980 Askeri Hükümet, Bülent Ulusu Başbakanlığı döneninde Erzincan’a sürgün edildim. Üstelik hiçbir suçum, günahım yokken. Ben de 32 yıllık memuriyetimi sonlandırdım ve emekliye ayrıldım. 33 yıldır da emekli olarak yaşamımı sürdürüyorum. Memur maaşıyla ne yapabilirsiniz? Çocuklarınız var okutuyorsunuz, maaşınız onların okul masraflarına yetmez. Dürüst, namuslu, alın teriyle çalışan memurlar bir ev bile zor alabilmiştir. Benim de durumum budur. Ama alnım ak ve dimdik gezerim. Bana kimse mesleğimle ilgili tek bir söz edemez. Zaten insanın en büyük serveti yaşamı boyunca koruduğu onurudur.
 
08 HABER: GELELİM GÜNÜMÜZE ARTVİN’DE EĞİTİM SON YILLARDA DİBE VURDU. LYS SONUÇLARI AÇIKLANAMAYACAK DERECEDE KÖTÜ OLMALI Kİ MEM AÇIKLAMIYOR. OYSA ESKİDEN SİZİN DÖNEMDE ARTVİN İLK 30’LARDA OLUYORMUŞ. DERSHANELER AÇILDI, YARDIMCI KTAPLAR, ÖZEL HOCALAR, BUNA RAĞMEN YİNE BAŞARI YOK. SİZCE BUNCA VARLIK İÇİNDE NE YOK?
 
Siz bana bu soruyu sorarken benim aklıma konfeksiyon vitrininde elbise giydirilmiş mankenler geldi. Onlarda da her şey var. Çok güzel ölçülerde yapılmış, boylu, yapılı, renkli gözlü, üstünde çok değerli elbiseler var. Ama ruh yok. Bugüne kadar uygulanan Türk Milli Eğitim sistemlerinin hiç birinde ruh olmadı. Yaz-boz yaptılar. Bu hükümet döneminde 5 Milli Eğitim Bakanı değişti. En sıkıntılı konu Milli Eğitim çünkü…
 
Şimdi torunlarım üniversite sınavlarına girdi. Artvin’in sıralamasını hiçbir yerde okuyamadım. Sonra öğrendim ki açıklanmayacakmış. Bunu anlamam, kabul etmem mümkün değildir. Artvin’in nesi meşhur diye sorarlar. Asıl cevabı şudur; eğitimli, aydın, çağdaş insanı meşhurdur. Artvin’de eğitim konusunda başta İl Milli Eğitim Müdürleri daha sonra öğretmenler ardından da veliler sorumludur. Öğrenciler öğrenen durumunda olduğu için en son onlar suçlanabilir.
 
Dershanelere gelince; en çok kızdığım, küplere bindiğim konu, dershanelerdir. Devlet okullarındaki eğitimin kalitesi düşürülünce, devreye dershaneler sokuldu. Önce çok parlak zeki öğrenciler reklam karşılığı, hata tam aksine ona para verilerek alındı. Bunu özel okullarda böyle yapıyor. Sonra da öğrenci topladılar. Şu an Türkiye’de milyarlarca TL’lik büyük bir pazar haline geldi.
 
Eğitimin pazarı olur mu?  Parası olan dershaneye gitti, özel okula gitti ya olmayan milyonlarca çocuğumuz ne olacak? Hani eğitimde eşitlik ilkesi ne oldu?  Bu çocuklar kimin? Benim adaletsizliklere hiç tahammülüm yoktur. Bugün eğitimde fırsat eğitliği ortadan kaldırılmıştır. Bunun derhal düzeltilmesi lazım. Yoksul öğrencilere bir şeklide cemaatler tarafından el atılmaktadır. Sağlık, eğitim ve savunma özel teşebbüslere, şirketlere devredilemez.
 
08 HABER: EĞİTİM SİZİN İÇİN NE İFADE EDİYOR?
 
Eğitim almamış, eğitimi gelişmemiş ülkeler kurumuş bahçeye benzer.  Eğitim bir milletin, bir ülkenin ana sigortasıdır. Eğitimli insan bilen insandır, bilen insan gelişen insandır, eğitimsiz toplumlar hiçbir yere varamaz. Muasır medeniyet yolunda ancak eğitimli insanlar yürüyebilir. Eğitilmemiş insan sadece şeklen insandır.
 
08 HABER: ARTVİN’DE TURİZM NASIL BİR ÖNEME SAHİPTİR?
 
Artvin’in coğrafi yapısını görüyorsunuz. Burada sanayi yapabilir misiniz? Kayda değer tarım yapılabilir mi? O halde geriye turizm kalıyor. Belediye Başkanı Emin Özgün bu konuda kafası çalışır adamdır. Onun bu konudaki konuşmalarını okudum. Doğru şeyler söylüyor. Bu doğa turizm ve eğitime uygun bir doğa, her mevsim, her ay değişik turizm aktiviteleri yapılabilir. Ama hani bunun için ne yapılıyor? Ben Artvin’de Turizm İl Müdürlüğü’nün ne iş yaptığını açıkçası çok merak ediyorum. Turizm adına bir tek eser görmüyorum. Girişim yok. Bir yandan devlet turizmi  destekliyor, teşvik ediyor diğer yandan ortada hiçbir şey yok!.. Burada kayak turizminden tutunda av turizmine kadar her türlü turizm yapılabilir.
 
08 HABER: ARTVİN’DE MADEN KONUSU ÖZELLİKLE CERATTEPE’DE 20 YILDIR SÜREN BİR HUKUK MÜCADELESİ VAR. SİZ NELER SÖYLERSİNİZ?
 
Şimdi ben şu mantığa karşıyım. Gençler diyor ya Çarşı, karşı. Eğer maden bir ülkenin zenginliğine katkı sunacaksa, milli gelire etki edecekse, yerleşim yerlerine zarar vermeyecekse orada madene karşı durmanın mantığı yok. Ama Artvin Cerattepe’de  bu konuda bir mantıksızlık var. Burası şehrin üstü, yerleşim yerini etkiler. Sular burada, etkiler, Havamızı etkiler, sonra çıkan madenin %2’si devlete %98’i şirkete gidiyormuş. Böyle bir şey olur mu? İşte bütün bunlar madene karşı çıkış unsurları oluyor. 
 
Kaldı ki Artvin halkı Artvin yok olmasın diye karşı çıkıyor. Görünen köye ne söyleyeyim. Bu il, bu yerleşim yeri buradayken orada madencilik faaliyetleri pek tabii ki zarar verebilir. Zaten bunu raporlar ve bilim adamları söylüyor. Bazı bilim adamları ise bilim kısmını atarak noktalı hale geldiğinde gerçekleri söylemekten kaçınır. Ben onun için eğitim noktasında durmamız gerektiğini söylüyorum. Zaten turizm alanıyla çakışan bir yer. %65 eğim ve heyelanlı alanda madencilik büyük felaketlere neden olur. O zaman Artvin’i tamamen kamulaştırsınlar. Rahat rahat çıkarsınlar. Hem orası hem burası bir arada olmaz!.. Benim fikrim Cerattepe’de madencilik yapılamaz.
 
08 HABER: SON OLARAK NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?
 
Aslında söyleyecek çok şeyler var. Ama bugün günümde değilim. 86 yaşında emekli bir öğretmen olarak günümüzde yaşanan haksızlıkları, yanlışları gördükçe inanın içim yanıyor, üzülüyorum. Sağlığım bozuluyor, haberleri dinlemiyorum. Çünkü o zaman tansiyonum tavan yapıyor. Sahtekarlığa, yanlışa, haksızlığa hiç dayanırlığım yok. Sizinle bir başka zaman daha güncel ve siyasi konuları konuşmak isterim. Bana gösterdiğiniz ilgi ve ayırdığınız sayfanız için çok teşekkür ediyorum. Medya bir ülkenin sesi, kulağı, gözüyse, yerel medya böyle ücrada kalmış illerin yerleşim yerlerinin hayat damarıdır, kalbidir, beynidir. Sizlere özellikle teşekkür derim
 

Biz de 08 haber gazetesi olarak canınızın sıkkın olduğu bir günde sabırla sorularımıza cevap verdiğiniz için, fikirlerinizi Artvin halkına açtığınız için çok teşekkür ediyor, sağlıklı uzun ömürler diliyoruz. Mahmut Delikanlı Artvin’in delikanlısı olarak her zaman saygı duyacağımız bir büyüğümüz olarak yeri baş köşede olduğunu belirtmek isteriz. 

Bu haber 3220 kez okundu.

Yazan :
Kaynak :

Bu Habere Yapılan Yorumlar ( 6 )
DELİKANLICA SÖYLEŞİ
Sevgili Mahmut Ağabeyciğim duygularımı açık,net anlaşılır,bir KÖY ENSTÜTÜ'lü kültürüyle Düzeylibir yönlendirme yapmışsınız.08'e ve sizlere uzun sağlıklı yaşam dilerim.Saygı sunarım...
Adem Karaibrahimoğlu  -- 23.10.2013 11:24
Öğretmenim Ellerinden Öperim
Sami kardeş emeğine sağlık duygulanarak okudum bu çınarlar birer ,birer gidiyor çok güzel birşey yapmışsın.
 sabriye tuncay -- 22.10.2013 21:31
Mahmut Delikanlı İle Sohbet
Mahmut ağabey babadostlarımızdan olurlar.Allah ona sağlıklı uzun ömürler versin.Bir ömür Artvin'e hizmet etmiş ve çok köylerinde çalışmış bir insandır.Onun tecrübelerini yaşadıklarını derleyip yeni kuşakların istifadesine sunmak lazım diye düşünüyorum.Bir husus da şudur ki ömrü eğitimde geçmiş insanlar bir gün rahmete gidince ilgili bakanlığı hiç ilgilenmiyor.Bunu ben Rize'de de Artvin'de de çok gördüm.Yani yetkili amir hiç olmazsa bir başsağlığı mesajı da mı yayınlayamaz.Cenazeye bile giden çok az oluyor maalesef.Mahmut abiye Allah sağlık versin.
 Mithat Tahtalı -- 31.07.2013 16:09
Gerçek orcuklu
saygı deger büyüyüm amcam mahmut delikanlı işte size gerçek yaşıyan cumhuriyet senin saygıyla ellerinden öpüyorum
mustafa yalçın  -- 30.07.2013 23:43
Teşekkür
Saygıdeğer meslek büyüğümüz. Sizler canlı örnek olarak memlekette nelerin yanlış nelerin doğru olduğunu soyluyorsunuz. İnsanlar umarım bundan ders çıkarırlar.
 Sinan ARSLAN -- 30.07.2013 13:49
teşekkür
mahmut hocam, sizin talebeniz olamadım ama çok iyi bir öğretmen olduğunuzu biliyorum. Ben de artvin'imizin yetiştirdiği bir subayım. Ellerinizden öpüyorum. Allah size sağlıklı uzun ömürler versin.
 ibrahim akın -- 30.07.2013 13:35
www.08haber.com
Anasayfa - Künye - Foto Galeri - Rehber - Üyelik - Ziyaretçi Defteri - BizeYazın - İletişim - Webtv - 08 Röportaj - Haber Slayt - Güncel - Politika - Eğitim - Röportaj - Yaşam - Sağlık - Magazin - Spor - Kültür - Sanat - Çevre - Ekonomi - Teknoloji - 08Tv Canlı Yayın
Copyright © 2009 Tüm Hakları Saklıdır. [All Rights Reserved] 08 Radyo Televizyon Yayıncılık ve Organizasyon A.Ş.'ye aittir.
Dere Mah. Halitpaşa Cad. No:45/2 - ARTVıN - Telefon: (466) 212 68 56 - 212 70 71
E-Posta: radyo08@hotmail.com