03.07.2013
Artvin’in yetiştirdiği değerlerden birisi olan İşadamı, Sanayici ali Cihat Işık, Radyo 08 FM’in canlı yayın konuğu oldu. Gazeteci Sami Özçelik’in hazırlayıp sunduğu “Bir konu, Bin Konuk” programda Artvin’in kültürü, geçmişi ve geleceği ile ilgili önemli konular dile getirildi. Canlı yayında İşadamı Işık ile konuşulan Artvin’e dair özel açıklanmaları siz değerli okurlarımızla paylaşıyoruz.

 RADYO 08: Uğruna en çok şiir yazılan ikinci ilin adıdır Artvin. İstanbul’dan sonra bu ünvanı taşıyan bir ilde yaşamanın, bu ilin adını kimlikte taşımanın gururunu yaşıyoruz. Ali Cihat Işık’ı tanıyalım.  Ali Cihat Işık Kimdir?

 

 Artvin’de doğdum. Artvin Ortaokulunda okudum. 1975 yılından sonra İstanbul’a gittik. Dedem, Ninem, akrabalarım hep burada yatıyor. Artvin’de doğdum. Bu topraklara borcumuz var.
 
 RADYO 08: Eski Artvin ile şimdiki Artvin arasında ne gibi farklar var?
 
Artvin’de en büyük değişiklik, farklılık Barajlarla oldu. Yeni binalar yükseldi. Bunun yanında Nüfusdeğişti. Biz Artvin’den 1975 yılında göç ederken şehir nüfusu 8 bin idi.  Şimdi ise 25 bin olmuş. Köy nüfusu çok fazla iken şehirlere yakmış, şehirlerden de diğer şehirlere göç süregelmiş. Ben işim gereği Türkiye’de ve dünyada çok yerleşim yerlerine gidiyorum.  Burada Belediye Başkanı Emin Özgün’ün  yaptığı işleri gördüm. Şehir temiz, Artvinli olarak gurur duydum. Artvin’e gelmeden Marinanın olduğu yerde turizm ile ilgili yöreye uygun ahşap evler yapılmış.  Artvin’de yeni caddeler açılmış. Binalar değişmiş, ama insanları değişmemiş. Boyacılar yaşlanmış ama değişmemiş, Ayakkabıcılar işlerini torunlarına devretmiş, dostların saçları kırlaşmış, dökülmüş ama kendisi değişmemiş. O samimiyet o güzel dost yüzler daha da tatlılaşmış. Doğanın kanunudur. Doğar, yaşar ve ölür. Ama bu süre içinde bazı şeyler var ki onlar ölümsüzdür. İşte Artvinlilik ruhu, o sıcak dostluklar, yaptığınız güzellikler her mevsim çiçek açan ağaçlar gibi sonsuza dek yaşar.
 
RADO 08:  Artvin için biçilen kalkınma modeli eğitim ve turizm noktasındadır. Siz de bu fikre katılıyor musunuz?
 
Ben buranın çocuğuyum. Burada doğdum. 1974’te Halkevi Şubesini kurum ve  Halkevi   başkanlığı yaptım.  O dönemde Artvin’de tarihi kiliseler yıkılırken, Artvin valiliğinin o müthiş  tarihi binası yıkılırken, Sahanın ortasında bina yapılırken hep karşı çıktık. Yapmayın bunu bizi turizmden başka bir şey kurtarmaz. Dedik. O yaşta  buna karşı çıktık. Aklın yolu birdir. Siyasi görüşünüz farklı olur, inançlarınız kişiye göre çok, az olabilir. Renklerin kişilere göre değeri farklı olabilir. Ama doğru ve mantıklı olan şey herkesin kabul ettiği olgudur. Şimdi Artvin’in doğasına, coğrafyasına bakarsanız, burada neler yapacağınızı görürsünüz. Bern sanayiciyim, işadamıyım. Artvinimi de çok seviyorum. Ama bana şunu sorabilirsiniz?
Neden burada bir fabrikanız yok? Fabrika gibi tesislerin kurulabilmesi için, daha doğrusu sanayinin kurulabilmesi için büyük alanlara ihtiyaç vardır. Artvin’de maalesef bu yok. Ulaşım önemlidir. Kara, Hava , deniz ve Demiryolu ulaşımının yakın olmalı. Artvin’in karayolu ulaşımı bile çok kötü. Artvin’deki yolların 2 binli yılardan sonra yapılmasına rağmen bu denli eğrik, bükük, yollar nasıl yapılmış bunu anlamış değilim. Tünel giriş çıkışları bile fıkra gibi.  Böyle bir  ulaşım bırakın sanayiyi normal yaşamı bile yeterince taşıyamaz. Turizm  deniyorsa eğitim deniyorsa ki doğru söyleniyor. Önce ulaşımı iyileştirmek ve zenginleştirmek gerekiyor. Artvin’de küçük uçakların inebileceği bir havaalanı yapılabilir.  Geçmişte bununla ilgili bir projeyi okumuştum.  Orman Eski Bakanı hemşerimiz Hasan Ekinci Şavşat Cirit düzü’nde bir hava alanı projesi yaptırmıştı. Okuduğum kadarıyla DPT’den çıkmıştı. Üzerine gidip canlandırılırsa  Turizme büyük katkısı olur. Ulaşım her işin ana unsurudur. Aort damarıdır. Ben dünyanın 17 ülkesine ihracat yapıyorum. Görüyorum. Bunları bilerek söylüyorum. Hazır ve sıcak paradır.
 
RADYO 08: Başkan Emin Özgün bildiğimiz turizm kollarından gayrı bir de “Artvinlilik turizmi” söylemi icat etti.siz de buna katılır mısınız?
 
Emin Özgün çok enteresan bir dam. Hayalleri farklı ve kafasında canlandırdığını gerçekleştirilen inatçılığı sayesinde bunları yapıyor. Bundan 4 yıl önce gelebildim. Kalp ameliyatının ardından da gelememiştim. Arkadaşım Kemal Özçelik 2009 yılında vefat ettiğinde cenazesine gelememiştim. Çok üzülmüştüm. + yıl aradan sonra geldiğimde bana  o gün ne söylemişse hepsini yapmıştı. Onun için enteresan bir adamdır Başkan Özgün… Doğru şeyler söylemiş. Artvin 1990’lı yıllarda 200 bine yakın nüfusa sahipken bugün 165 bine düşmüş. Artvin dışında yaşayan Artvinliler yılda bir kez Artvin’e gelip memleketlerini ziyaret etse  400-500 bin insan gelir gider. Memlekete de sahip çıkmış ı-olur.
 
 RADYO 08: Başkan özgün bundan sonra aday olmadığını açıkladı. Artvinliler tarihlerinde ilk kez bir başkanı üç yıl üst üste  seçtiler. Yani Özgün Artvin belediyesi tarihinde de bir rekorun sahibi. Artvin basınını toplayarak “Bundan sonra yokum, gençlere yeni heyecan taşıyanlara yer açmak gerek” dedi.
 
Bazı şeyler vardır. Özelden çıkar kamuya mal olur. Emin Özgün bu tür kararları alırken kamuoyuna danışmalıdır. Kendi kendine ben bırakıyorum deme hakkına sahip değilsiniz. Halk ve örgüt ne  derse ki tamam ona kimse bir şey demez. Ben şahsen şahsi kararını tanımıyorum. Artvin halkının kararını henüz öğrenmiş değiliz. Siyaset çok farklı bir olgudur. Rüzgarı anlık değişir.  Dün söylenenlerin bugün geçerliliğini kaybettiği bir meslektir.
 
RADYO 08:  Artvin’e üç akademisyen gelerek “Artvin Ormanlarının Ekosisteme Etkileri” konulu bir araştırma gezisi yaptılar. Prof. Dr. Cantürk Gümüş, Prof Dr. .. Yrd. Doç. Dr. Oğuz Kurdoğlu 2 gün Genya, Mersivan ve Cerattepe alanında inceleme yaparak  yeni ve güncel bir rapor hazırladılar. Onlar şöyle bir cümle kulandılar; “Artvin’e gelmeniz için  mutlaka bir neden bulursunuz. Sizde bu söze katılıyor musunuz?
 
Tabii ki. Çok doğru söylemişler. 2009 yılında çok değerli arkadaşım olan  Kemal Özçelik hayata veda ettiğinde ben de kalp ameliyatı olmuştum gelememiştim. Mesela Kemal Artvin’e gelmemin bir nedeniydi. Sadece Kemal mi?  Benim için her Artvinli  değerlidir. Zamansız ölümler benim içimi acıtmıştır. Ben şimdi size Artvin’in ne güzel çocuklarının isimlerini sayıyorum.  Bunlar erken göçtüler. Kemal Özçelik 50 yaşında öldü. Jak Sinan vardı öldü, Zeki Gümüşgöz vardı, öldü, Turan Soyal vardı canım kardeşim öldü gitti. Yurttaş Saraç, Emin Kurul,  Mümtaz Delikanlı, Ahmet Özdil, Enver Karagöz farklı bir nedenle yaşamını yitirdi. 80 darbesinde boğazına kaynar su döktüler… gırtlak kanseri oldu, 2006 yılında yaşamını yitirdi. Emin Gazihan vardı,  Kakana İbrahim vardı,  Mehmet Karahan vardı,  Kemal Ferik vardı, Talat Gülseçkin vardı Sarı Telat,  Şoşop Murat Kurul vardı.  Haypetli Boksör Attila vardı, Paşa Suat vardı, Mehmet Aslan vardı,  Sotli BekirKoçer vardı, Öğretmen Emin Morgül vardı, İbrahim Polat vardı. Kesegen Zafer vardı,  Mevlüt Topaloğlu vardı, Daha birçok arkadaşım var. Bunlar yaşamlarını Artvin’e adayan güzel çocuklardı.  Dün’ de Sevgili Cengiz Er’i sonsuzluğa uğurladık. Gerçekten acımız büyük oldu. Ben hep onları böyle anıyorum. Hepsine gani gani rahmet diliyorum. Unuttuklarım kusura bakmasın. Bunlar Artvin’e delikanlılık mirası bıraktılar. Mertlik mirası bıraktılar. Artvinlilik miras bıraktılar. Şunu bilin ki bu çocuklar; Bıçağı sapından tabancayı kabzasından teslim edilecek , omuz omuza verilecek, gözü arkada kalmayacak sırt  dönülecek  çok saygın insanlardı.
 
RADYO 08: İnsanlar bir şekilde istemeyerek de olsa memleketlerinden ayrılırlar. Ama asla onların içlerindeki memleketi kimse sökemez İçinizdeki memleketi anlatır mısınız?
 
Ben 1975 yılında Artvin’den ayrıldım. Ama Artvin’in o günkü fotoğrafını beynimde çekmiştim. Nasıl unuturum nasıl? Ne ğişinav deresini unutabilirim, ne Nacviya,  kolortayı,  Naşop’u, Sot, Haypet, Vazriya, Varaşkan, Genya, Kafkasör,  Ğabzoğlu, Tolgum, periyet…. İnsan unutamıyor. Bu isimlere değer veren, değer katan insanları da birleştirdiğinizde buraları burnunuzda tütmeye başlıyor. Bu yıl 33. Kafkasör festivaline katıldım. İnanın ki çok duygulandım. Artvinli olmanın mutluluğunu doyasıya yaşadım. Hele açılışta, Kortej yürüyüşünde  benim mutluluğumu tarif edecek söz yoktu. Bir yanımda çok sevdiğim başkan Emin Özgün, Diğer yanımda Milletvekili Uğur Bayraktutan, Artvin’in en eski, en işlek caddesi’nde  en önde yürümek benim kolay anlatabileceğim bir şey değil.
 
RADYO 08: Artvin’in güzelliğini görenler şaşkına dönüyor. Ve sözleşmişçesine “ Bu doğayı koruyun” diyorlar. Geçmişte 5 yıl öncesinde bir Japon Türkolog şöyle demişti; Siz nerede yaşadığınızın farkında değilsiniz.  Böyle bir doğa dünyanın hiçbir yerinde yok. Dedi. Cumhurbaşkanı sayın Abdullah Gül’de Artvin’e ilk kez geldiğinde  Cennete yaşıyorsunuz dedi. Ancak cennet tehtit altında. Siz bu konuda neler söylersiniz?
 
Artvin dendiğinde benim tüylerim diken diken olur. Dedik ya benim içimdeki memleketi kime söküp alamaz. Şimdi şöyle bir yukarıya bakın. İster yeraltından ister açık alandan olsun burada madencilik yapmak bir cinayet olur. Ne olur? Sayın Valimiz, Belediye başkanımız, Milletvekilleri, Eski vekiller, STK’lar Dernekler, Vakıflar, Bakanlar, Başbakan, Cumhurbaşkanı. Burayı bir kez ziyaret etsinler, görsünler. Muhalefeti, İktidarı bir raya gelsin. Gerçeği anlatsın. Masa başında yapılmış projelerle ihaleye çıkarılan bu bölge millet vekillerin dokunulamazlığından daha dokunulmazdır. Çünkü bunun bir çok nedeni var. Mersivan ile Cerattepe arasında sarı ve mor çiçekleri yan yana görürsünüz. Dünyanın  hiçbir yerinde böyle bir şey yok. Yer üstündeki zenginlik binlerce ton altından çok daha değerlidir. Buraları bizim değildir. Dedelerimiz balarımıza, babalarımız bize torunlarımıza teslim edilmek üzere bıraktılar. Bizim kültümüzde emanete hıyanetlik olamaz. Biz de bize bırakılan şekilde torunlara emanet etmek zorundayız. Artvin’in yaşayabilmesi buna bağlı.
 
RADYO 08: Son olarak işadamı kimliğinizi konuşalım. Neler yapıyorsunuz?
 
 Bizim sektörümüz  haşerelere karşı ilaç üretmek. Bunun yanında koku sektöründe üretim yapmaktayız. SİN-KOV ile ülkemizi temsil ediyoruz. İsrail ve Amerika şirketleriyle bu gariban Artvinli kardeşiniz yarışıyor. 17 ülkeye ihracat yapan 400’e yakın çalışanı buluna  bir şirketin Yönetim kurulu başkanlığını yapıyorum. Ülkemin kalınması için hepimizin yapacağı bir ş mutlaka vardır. Kimimiz işadamı olarak, kimiz çalışan olarak, kimimiz yazarak, tanıtarak el ele bu ülkeye katma değer yaratabiliriz. Yeter ki dostluğu, kardeşliği, barışı, birlikte yaşamayı öğrenebilelim. Ben gerek 08 Haber gazetesin, gerek Radyo 08’e duruşunuz ve  yayın politikanızla Artvin’e kattığınız değerden dolayı en içten teşekkürlerimi sunuyorum. İyi ki varsınız. 08 TV’de  kısa sürede yayına başlaması dileğiyle bizi dinleyen herkese çok teşekkür ediyorum

Bu haber 4050 kez okundu.

Yazan :
Kaynak : Sami ÖZÇELİK

Bu Habere Yapılan Yorumlar ( 3 )
Artvinli olmak
Artvinli olmak bir ayrıcalıktır Ali cihat ışık çok güzel anlatmış artvinde değiliz ama gönlumuz,arkadaşlarımız ,akrabalarımız hep orda bizede kısmet olursa arada bir gelip memleket hasretini ğidermek kalıyor,Artvinimize sahip çıkalım oğüzelim memleketi madenlerle yok etmeyelim.Çalışmalarınıza destek verir başarılar dilerim.
 Nihat özer -- 04.07.2013 11:45
HEYGİDİ ESKİ GÜNLER HEEEYYYBuraları
ARTVİN bizim değildir. Dedelerimiz balarımıza, babalarımız bize torunlarımıza teslim edilmek üzere bıraktılar. Bizim kültümüzde emanete hıyanetlik olamaz. Biz de bize bırakılan şekilde torunlara emanet etmek zorundayız. Artvin’in yaşayabilmesi buna bağlı.
 Gürbüz AKYÜZ -- 04.07.2013 11:46
A.Cihat Işık Gözüyle Artvin
Cihat bey ve ailesi yani araplar Artvin'imizin eski ve Ahıska kökenli sevilen bir ailesiydi.Akbankın yeri onlarındı.Baba dostlarımızdandılar.937-38 lerde merhum babam çocuk yaşta onların lokantada çıraklık yapmış idi.Abiyisi Ertunç bey emsalim ve meslektaşımdır.Emin başkan için söylediklerine katılıyorum.Çalışkan bir kişiliği var ve temizliğe önem verdi ve bir kaç önemli eserleri de mevcuttur.Yalnız Cihat bey yolların 2000 lerden sonra çok kötü yapıldığını demişler.Kötü olduğu aşikar da tarihi noktasında yanılmış.Deriner inşaatı 1998 de başlamıştır.2002 den sonra yapılanlarda çok kötüdür ancak 3 lü koalisyon dönemi yapılanları yani Varyant ve Borçka ile Murgul yollarını yapana değilde şimdikilerine yüklemek de doğru olmaz.Hem herkes biliyor ve hem de resmi kayıtları mevcuttur.Aslında önceki kötü yollar sonrakilerine kapı açmış sebep olmuştur.Bir gün mutlaka bu yolların düzeleceğine inanıyorum.Artvin il içi yolları da yenisi hiç yapılmadı eskisi de daha dar ve kötü hale geldi.Şehir içinde biraz gezen herkes bunu görüyor zaten.Tarihi binaların da yok edilmesi çok yanlış olmuştur.Yıkılan kiliseler Artvin'imizin kayıplarıdırlar.Ermeninin tarihidir deyip korkuya kapılıp sökülüp atıldılar.Şimdi Gürcistandan gelen inanç turizmi sadece Yusufeline gidiyor.Çünkü kiliseler sadece orada kalmış oldu.
 Mithat Tahtalı -- 04.07.2013 10:39
www.08haber.com
Anasayfa - Künye - Foto Galeri - Rehber - Üyelik - Ziyaretçi Defteri - BizeYazın - İletişim - Webtv - 08 Röportaj - Haber Slayt - Güncel - Politika - Eğitim - Röportaj - Yaşam - Sağlık - Magazin - Spor - Kültür - Sanat - Çevre - Ekonomi - Teknoloji - 08Tv Canlı Yayın
Copyright © 2009 Tüm Hakları Saklıdır. [All Rights Reserved] 08 Radyo Televizyon Yayıncılık ve Organizasyon A.Ş.'ye aittir.
Dere Mah. Halitpaşa Cad. No:45/2 - ARTVıN - Telefon: (466) 212 68 56 - 212 70 71
E-Posta: radyo08@hotmail.com