18.04.2013
Diyanet-Sen Artvin Şubesi Başkanı Hamdi Özder Radyo 08 FM’in konuğu oldu. Üç konu hakkında açıklamalarda bulunan Özder, önce Kutlu Doğum haftası” kutlamaları nedeniyle Peygamberimizin hayatı ve kişiliği ile ilgili bilgiler verdi.

 

Özder, Peygamberimizin iki cihan peygamberi olduğunu, sadece İslam âlemine değil tüm âlemlere gönderilmiş son peygamber olduğunun altını çizerek şunları söyledi:
“Öncelikle bizleri radyoları başında dinleyen tüm dinleyicilerimize, Radyo 08 FM’in sahibi Sedat Varan ve çalışanlarına teşekkür ediyorum. Kutlu Doğum Haftası 1989 yılından bu güne kadar kutlanmaktadır. Önce gün olarak kutlanırken haftaya yaydık, yetmedi şimdi iki ay boyunca kutlanmakta ve yine yetmemektedir. Çünkü İki Cihan peygamberi Peygamberimiz Hz. Muhammed’i (S.A.V) anlatmak kolay değildir. 19 Nisan Cuma Akşamı Ahmet Hamdi Tanpınar Kültür Merkezi’nde Kutlu Doğum Haftası etkinliği kapsamında bir konferansımız olacaktır. Artvin halkını, tüm Müslüman kardeşlerimizi bu Kutlu geceye davet ediyorum.
Peygamberimiz (sav) güler yüzlüydü ve güler yüzlü olmayı tavsiye ederdi: Peygamber Efendimiz, üzerindeki ağır sorumluluğa ve karşılaştığı türlü zorluklara rağmen, son derece tevekküllü, teslimiyeti ve huzurlu bir insandı. Hayatının her anında imanın neşesi ve şevki içindeydi. Hem bu imani neşesi, hem de güzel ahlakı nedeniyle daima güler yüzlü ve candan bir tavrı vardı. Sahabeler, Peygamberimiz (sav)´in bu halini şöyle anlatmaktadırlar: 
Peygamberimiz (sav) ashabına da güler yüzlü olmalarını tavsiye etmiş ve şöyle demiştir:
"Sizler insanları mallarınızla memnun edemezsiniz, onları güzel yüz ve güzel huyla hoşnut edersiniz
"Allah Teala kolaylık gösteren ve güler yüzlü kişiyi severdi. Ne kahkahayla güler, ne de somurtkan bir yüz gösterirdi. Yüzünde her zaman tatlı bir tebessümle dolaşırdı.
Peygamberimiz (sav)´in sahabeleri ile olan ilişkisi ve sohbetleri
Peygamberimiz (sav), çevresindeki Müslümanlarla çok yakından ilgilenirdi. Onların her birinin imanını, tavrını, temizliğini, neşesini, sağlığını yakından takip ederdi. Her birinin eksiklerini, ihtiyaçlarını gözetir, temin edilmesini sağlardı. Onlarla olan sohbetlerinde ise, onları çok hoş tutar, gönüllerini alırdı. Sahabeler yanından neşe ve huzur içinde ayrılırlardı.
En yakınlarından biri olan Hz. Ali (ra), Peygamberimiz (sav)´in sohbetlerindeki ortamı ve sahabeleriyle olan ilişkisini şöyle açıklamıştır: "Resulullah insanların eli en açık, gönlü en geniş ve şivesi en düzgün olanı, yüklendiği işi en iyi şekilde ifa edeni, en yumuşak huyluları ve sohbeti en güzel olanıydı. Onu tanıyıp sohbetinde bulunanlar ona severek sokulurdu. Onu niteleyen: ´Ondan önce de ondan sonra da onun gibisini görmedim´ derdi. Ne zaman kendisinden bir şey istense onu mutlaka verirdi.
Birlikte oturduğu kimselerin her biriyle ilgilenir, farklı muamele ettiği izlenimi vermezdi. İhtiyacını gidermesi için onunla oturan veya onu ayakta tutan kimseye karşı sabırlı olur, o kişi ayrılmadıkça kendisi onu terk edip ayrılmazdı "Ashabını özler, (göremediği zaman) sorardı. İnsanların durumlarının nasıl olduğunu, işlerinin ne alemde olduğunu da sorardı. Güzele güzel, çirkine çirkin derdi. Daima doğruların yanındaydı, başkasını kabul etmezdi. Yanına geçici olarak girerlerdi, çıktıklarında mutlu olarak çıkarlardı. Yanından birer delil ve kılavuz olarak çıkarlardı
"Kimsenin sözünü kesmez, bitirinceye kadar beklerdi.  İnsanları birbirine sevdirecek, birbirlerine kaynaştıracak şeyleri konuşurdu. Onları ürkütmez, kaçırmazdı. Her kavmin liderine önem atfederdi; ikram ederdi. Torunu Hz. Hasan (ra) ise Peygamberimiz (sav) için şunları söylemiştir:
"Bakışları son derece anlamlı idi... Mani kelimelerle (az sözle çok mana ifade edecek şekilde) gayet güzel ve veciz konuşurdu. Sözlerinde ne fazlalık olurdu ve ne de eksiklik. İleri gelen kimselerle de sade vatandaşlarla da eşit şekilde konuşurdu. Onlardan hiçbir şeyi saklamazdı Peygamber Efendimizin özellikle üzerinde durduğu en önemli konulardan biri, müminlerin birbirlerini hiçbir çıkar gözetmeden, içten bir sevgi ile sevmeleri ve birbirlerine karşı kin, öfke ve kıskançlık gibi kötü hisler beslememeleriydi. Peygamberimiz (sav) hem bu konuda müminlere en güzel örnek olmuş, hem de onlara sık sık bu konularda tavsiyelerde bulunmuştur. Bu konu hakkında Kuran´da şöyle buyurmaktadır:
“İşte Allah, iman edip salih amellerde bulunan kullarına böyle müjde vermektedir. De ki: "Ben buna karşı yakınlıkta sevgi dışında sizden hiçbir ücret istemiyorum." Kim bir iyilik kazanırsa, biz ondaki iyiliği arttırırız. Gerçekten Allah, bağışlayandır, şükredene karşılığını verendir .(Şura Suresi, 23)
Peygamber Efendimizin sevgi, dostluk ve kardeşlik hakkındaki hadis-i şeriflerinden bazıları ise şöyledir:
"Hediyeleşin, birbirinizi sevin. Birbirinize yiyecek hediye edin. Bu, rızkınızda genişlik hasıl eder
"Birbirinizi kıskanmayınız, birbirinize kin tutmayınız, birbirinize çirkin sözler söylemeyiniz, birbirinize sırtlarınızı dönmeyiniz, kiminiz kiminizi arkasından çekiştirmesin. Allah´ın kulları kardeşler olunuz
"Sizden önceki toplumların derdi size de bulaştı: Haset ve kin. Kin beslemek kökten kazıyan şeydir. Allah´a yemin ederim ki iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olamazsınız. Size birbirinizi seveceğiniz bir şeyi haber vereyim mi? Aranızda selamı yayın
Peygamber Efendimizin çocuklara olan ilgisi ve şefkati
Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)´in tüm insanlığa örnek olan şefkati, merhameti ve müminlere olan düşkünlüğü, çocuklara olan tavrında da çok yoğun olarak görülmektedir. Peygamberimiz (sav) hem kendi çocukları ve torunları hem de ashabının çocukları ile çok yakından ilgilenmiş, doğumlarından isimlerinin konmasına, sağlıklarından ilimlerinin artmasına, giyimlerinden oynadıkları oyunlara kadar onlar için tavsiyelerde bulunmuş, hatta bizzat yol göstermiş, ilgilenmiştir.
Peygamberimiz (sav) ayrıca, yeni doğan bebeklere, çocuklarına, torunlarına ve ashabının çocuklarına hep dua etmiştir. Onları severken ya da onların oyunlarını izlerken, onlar için Allah´tan hayırlı ve uzun bir ömür, ilim, hikmet ve iman istemiştir
Peygamber Efendimiz çocukların oyununa da çok önem vermiş, hatta zaman zaman onlarla oyun oynayarak ilgilenmiştir. Hz. Peygamber (sav), "Çocuğu olan onunla çocuklaşsın " diyerek, anne babalara çocuklarını bizzat eğlendirmelerini tavsiye etmiştir. Peygamberimiz (sav) çocukların yüzme, koşu, güreş gibi oyun ve sporlarla meşgul edilmelerini de tavsiye etmiş, hatta torunlarını ve çevresindeki çocukları buna teşvik etmiştir.
Kız çocuklarının doğar doğmaz öldürüldükleri bir dönemde peygamber olan Hz. Muhammed (sav), kız çocuklarını da erkek çocuklardan ayırmamak gerektiğini, kız çocuklarını öldürmenin günah olduğunu bildirmiş ve hepsine eşit sevgi ve ilgi göstererek, topluma da güzel bir örnek olmuştur.
Peygamber Efendimizin mübarek eşlerinden ilki, Hz. Hatice (ra)´dir. Hz. Hatice aynı zamanda ilk Müslümanlardandır. Peygamberimiz (sav), ilk vahyi aldığında hemen kendisine söylemiştir. Aklı, feraseti, basireti ve hikmeti ile tanınan Hz. Hatice, hemen iman etmiş ve o günden sonra Peygamberimiz (sav)´e büyük destek olmuş, Kuran ahlakının yayılmasında maddi ve manevi olarak büyük bir çaba göstermiştir.  Peygamberimizi bu kısıtlı süre içinde anlatmak mümkün değildir. Ancak süremiz de doluyor. Bu konuda bir başka programla inşallah halkımızı aydınlatma fırsatı buluruz.
 
MADEN KONUSUNDA MEMUR SEN MİTİNGDEN İKİ GÜN ÖNCE BİR AÇIKLAMADA BULUNDU
 
Daha sonra Diyanet Sen’in yaptığı çalışmaları anlatan Özder, ardından 2003 yılında kurdukları Memur Sen’e bağlı Diyanet Sen’in yaptığı çalışmaları anlattı. 6 Nisan 2013 tarihinde Halitpaşa Camii önünde yapılan’Madene Hayır’ mitinginde namaz esnasında dışarıdan gelen gürültü nedeniyle cemaatin rahatsız olup namaz kılamadığını bir basın açıklamasıyla kamuoyuna duyurduğunu, buna karşı kendisine yapılan eleştirileri de cevapladı.

 Özder;  “Benim yazdığım açıklama tamamen burada yapılan miting ve benzeri toplantılarda namaz saatine denk geldiğinde dışarıdan gelen seslerin namaz kılanları olumsuz yönde etkilediğidir. Ancak algılanan boyut bambaşka yönde oldu. Evet, ben Diyanet Sen Başkanı olarak orada sadece o güne münhasır değil, başka zamanlarda da bunlar yaşanıyor. Sıcağı sıcağına dikkat çekmek için konuyu dile getirdim. Kaldı ki biz maden konusunda mitingden bir iki gün önce Memur Sen olarak açıklamamızı yapmıştık. Maden konusunda Memur –Sen olarak uzmanları, bilim insanlarını karşılıklı dinleyeceğiz. Doğaya, insana, suya, yaratılan tüm canlılara zararı olan bir şeyi bizim istememiz mümkün değildir.” dedi.

Bu haber 1688 kez okundu.

Yazan :
Kaynak :

Bu Habere Yapılan Yorumlar ( 0 )
www.08haber.com
Anasayfa - Künye - Foto Galeri - Rehber - Üyelik - Ziyaretçi Defteri - BizeYazın - İletişim - Webtv - 08 Röportaj - Haber Slayt - Güncel - Politika - Eğitim - Röportaj - Yaşam - Sağlık - Magazin - Spor - Kültür - Sanat - Çevre - Ekonomi - Teknoloji - 08Tv Canlı Yayın
Copyright © 2009 Tüm Hakları Saklıdır. [All Rights Reserved] 08 Radyo Televizyon Yayıncılık ve Organizasyon A.Ş.'ye aittir.
Dere Mah. Halitpaşa Cad. No:45/2 - ARTVıN - Telefon: (466) 212 68 56 - 212 70 71
E-Posta: radyo08@hotmail.com