09.09.2011
08 HABER sorunların çözümüne katkı sağlıyor. Mülki Amir, Belediye Başkanı, siyasiler, işadamı, sivil toplum temsilcileri ile röportajlar yaparak Şavşat ilçesinin geleceğine yön veriyor.

 08 HABER, akılcı yatırımcılar; göçü önlemek, istihdam alanları yaratmak, eğitim, sosyal-ekonomik gelişmeler, tarım ve hayvancılık alanında yapılması gerekenler ve en önemlisi dünyada doğal güzellikleri ile isim yapmış Şavşat ilçesinin turizm potansiyelinin geliştirilmesi ve turizmin ilçeye ekonomik katkı olarak dönüşünün sağlaması için planlanan ve yapılan çalışmaları kamuoyuna sunuyor.

Bugünkü konuğumuz 2 yıl Şavşat ilçesinde Mülki Amir olarak görev yapan ve geçtiğimiz hafta tayini Trabzon’un Arsin ilçesine çıkan Kaymakam Salih Altun. Görevden ayrılmadan önce son röportajını 08 HABER’e verdi. 

Şavşat’ın sorunlarını en yetkili ağızlarla en objektif ve tarafsız bir şekilde konuşmaya devam ediyoruz.
 
Bugün ki konuğum, iki yıldan beri Şavşat’ın yönetiminden birinci derecede sorumlu olan isim; Şavşat’taki görev süresi birkaç gün sonra sona erecek olan Şavşat Kaymakamı Sayın Salih ALTUN.
 
Sayın Kaymakam Beyle ilçemizin güzel bir noktasında yer alan turistik Yeşil Vadi Oteli’nin bahçesinde köknar ağaçlarının altındaki kamelyada sohbet ettik.
 
Randevu yerine ilçemiz Devlet Hastanesi Başhekimi Sayın Gürol KÖROĞLU Beyle birlikte tam zamanında geldiler. Kamelyada yanıbaşımızdan çağıl çağıl akan suyun sesi eşliğinde hem YEŞİL VADİ’nin aşçılarının güzel saçtavasını yedik, hem de gayet samimi bir ortamda sohbete balıklama daldık.
 
M.T.: Sayın Kaymakam Bey, herkese nasip olmayacak bir görev için ilçemize geldiniz. Ve iki yıldır bu ilçede görev yaptınız. Buraya gelirken nasıl bir hevesle, hangi duygularla geldiniz? Neler yapmak istiyordunuz? Neleri yapabildiniz? Neleri yapamadınız? Bu noktadan başlayalım mı?
 
S.A.(Kaymakam): Ben, dedeleri daha önce bu ilçeden göç etmiş, aslında bir Şavşatlı olarak 2009 yılında buradaki görevime başladım. Başladığım andan itibaren istedim ki Şavşat’a kalıcı bir şeyler yapayım, yani yıllar sonra hatırlanacak hizmetler yapayım. İnsanların yıllar sonra bize dua edeceği hizmetler yapayım. Görev süremin de iki yıl olduğunu bilerek önce Şavşat’ı tanımak istedim.
 
Bunun için Şavşat’ı en iyi bilen, Şavşat’ın halk tarafından seçilmiş insanı olan Belediye Başkanına gittim. Dedim ki, bana Şavşat’ı ve Şavşat’ın sorunlarını en iyi bilecek konumda olan insan sizsiniz. Şavşat’a neler yapabiliriz. İvedilikle yapılması gereken hizmetlerden başlayalım. Karşılaşacağımız bürokratik engelleri aşmada birlikte bu ilçe için bir şeyler yapalım.
 
Sağolsun Sayın Başkan beni Sahara’dan Arsiyan’a, Bülbülan’dan Meydancık’a kadar her yeri gezdirdi. Tanıttı. İlçenin en önemli sorununun yıllardır Şavşatlının  özlemi olan “ÇEVRE YOLU” olduğunu gördük. Belediye Başkanımız bana, bu konuda her türlü encümen kararını alacaklarını, her türlü yasal zemini yaratacaklarının teminatını verdiler. Ben de işe bu noktadan başladım.
 
Şu anda çevre yolu için bütün formaliteler tamamlanmış olup, iş bazı vatandaşların istimlak edilecek arazilerle ilgili olarak hakları olan ücretlerinin yatırılmasına geldi.
 
M.T.: Kaymakam Bey, vatandaşlar paralarını almadıklarını ve bu konuda mağdur edilecekleri kuşkusunu taşıyorlar.
 
S:A.: Hayır bu konuda istimlak kanunu gayet açıktır. Vatandaş gerekirse mağdur edildiğini düşünüyorsa dava edebilir. Ve haklılığı varsa alacağı ücret yükseltilebilir.
 
Yine gerek bu çevre yolu ile ilgili, gerekse HINZAT Mevkiinden köylere gidecek yolun yapımı konusunda İl Genel Meclis üyelerimiz, Hasan TEMİZ ve Selahattin Yazar beylerin çok ısrarlı talepleri oldu. Yine bu istikametteki köylerin muhtarlarının da talebi bu doğrultuda olunca…

 
M.T.: Bu yol yirmi beşi aşkın köyün yoludur. O yolun yapılmasını yıllar önce ben de dile getirmiştim. Bu yol yapıldığında yol tam 7 km kısalacak. Gidiş dönüşte 14 km. Günde yüz araç köylerden gelip dönecek olsa tam 1400 km demek. Yani buradan İstanbul… Bu önemli bir ekonomik kazanç demektir. Aynı zamanda zamandan kazanım. Ayrıca risksiz bir yol olacak. Bu konuda kimlerin emeği geçmişse onlara teşekkür etmek gerek…
 
S.A.: Evet aynen öyle… Hocam, hem İl Genel Meclis üyelerimizin, hem muhtarlarımızın bu yol ve Hastane istekleri, Milli Eğitim Müdürümüzün Anadolu Lisesi istekleri oldu. bunlar beni heyecanlandırdı. Kalktım Ankara’ya gittim. Ben zaten hizmet için böyle işler arıyordum.
 
İlk görüşmemizi Ulaştırma Bakanlığıyla, Sayın Müsteşarla yaptım. Sağolsunlar bizi dinlediler. Karayolları Genel Müdürüyle Zeynel Abidin Bey’le görüştük. Sağolsunlar hepsinin duyarlılığıyla Şavşat Çevre Yolu projeye alındı. Şu an kamulaştırma işleri yürütülüyor. Ama takdir edersiniz ki bu işler hukuki işler öyle çabuk olmuyor. İki yıl içerisinde bütün bu işlemler bitmiş olacak. Ben bir Ardahanlı kaymakam olarak geriye döndüğümde inşallah o yol üzerinden geçmek bize nasip olur.
 
M.T.: Hemen bu yol sorununu konuşmuşken, o bölgede bentlerin yıkılması sonucu sel sularının götürdüğü bir köprü var. Şavşat merkezi Armutlu Mahallesi’ne ve mezarlığa bağlayan köprü, o köprünün üç yıldır olmaması hem mahalle halkını hem de cenazelerin mezarlığa naklini güçleştiriyor. Aynı zamanda halk bu köprünün yapılmamasından Belediye Başkanını sorumlu tutuyor. Oysa ki, bölge afet bölgesi kapsamına alındığı için belediye bir şey yapamıyor. Bu son derece saçma bir durum. Sayın Kaymakam bey, orada bir afet yok. Afeti yaratan Devlet Su İşleri. % 55 kırımla ihale edilmiş bir su bendi arkasında birikecek o kadar suyu tutar mı? Orada yüzlerce yıl taşkın olmamış. Afet diye bir şey yok yani. Orayı afet bölgesi kapsamına almak kadar saçma bir şey olamaz. Şimdi o kararı alan devlet kurumları bu hatayı düzeltip afet bölgesi kapsamından orasını çıkarılmalı ki, belediye de oraya bir köprü yapabilsin.
 
S.A.: Hocam o konuda bir çözüm yolu bulduk ve en yakın zamanda köprü yapılacaktır.
 
M.T.: Ama bakın oraya çözüm getirmek isteyen Belediye Başkanına sizin soruşturma açmak istediğinizi biliyorum.

S.A.: Hocam devlet işlerinde yasal düzenlemeler esastır. “Ortada bir yasal engel olduğu halde, Belediye Başkanı’na bu köprüyü nasıl yaptırırsın” diye sonra bana sorarlardı. Ama şimdi bir orta yol bulduk. Köprü yapılacak.
 
Hastanemizin ihalesi de temmuz ayının sonuna doğru yapıldı.
 
M.T.: Efendim bu noktada Şavşat halkının bir endişesi var. Deniyor ki, yapılacak hastane 25 hasta kapasiteli olacak. Norm kadro gereği bu hastanede bugünkünden daha az sayıda uzman doktor bulunacak. Yani hastane ne kadar da donanımlı olsa bile, doktor olmadıktan sonra hastanenin fazla bir önemi olmayacak. Şu anki tedavi hizmetinden daha geri planda bir sağlık hizmeti verecek. Burasının diğer en yakın birime olan uzaklığı bir saat mesafede. Öyle vakalar olacak ki on dakikada müdahale gerektirecek…
---
Soruma aynı anda hem Kaymakam Bey, hem de Başhekim Gürol Bey yanıt verdiler. İşin teknik boyutunu Gürol Bey, uygulamada kuşku duyduğumuz boyutunu Kaymakam Bey birlikte açıkladılar.
 
Ortak söyledikleri şey şu oldu:
 
Kamuoyu bu konuda rahat olsun. Hastanemiz yapıldığında uzman doktor sayısında azalma olmayacak, hatta belki de uzman doktor sayımız artacak bile. Uzman doktorlarıyla, narkoz teknisyenleriyle, diş hekimleriyle daha konforlu ve daha donanımlı bir hastane haline gelecek. Bu ilçe daha donanımlı diğer en yakın il ve ilçe hastanelerine olan uzaklığı düşünüldüğünden sizin de dediğiniz gibi o norm kadro burası için geçerli olmayacak.
 
M.T.: İnşallah sizin dediğiniz gibi olur.
 
Gürol KÖROĞLU: Hocam bu konuda baz alınması gereken şey, sadece hastanenin yatak sayısı veya o belirlenmiş kontenjan değil, hastanede baz alınan ne kadar hastaya bakıldığıdır. Yani tedavi edilen hasta sayısıdır. O anlamda Şavşat Devlet Hastanesi hem Ardanuç’tan, hem Borçka’dan kat kat fazla hasta tedavi ediyor. O nedenle de bizim uzman kadromuzun azalması gibi bir durum olmayacaktır.
 
M.T.: Kaymakam Bey, sizin ilçemizin tanıtım için birtakım çalışmalar yaptığınızı biliyoruz. Bunlardan birisi de turistik bölgemiz olan Karagöl çevresinde düzenlediğiniz Uluslararası Bisiklet Turnuvası idi. Bu gerçekten tanıtım açısından önemliydi. Ancak şöyle bir duyumumuz oldu: bu turnuvanın düzenlenmesinde yabancı şirketlerin sponsor olduğu ve bu olayla uluslararası KARBON ticareti yaptıkları. Bu olay doğru mu?
 
S.A.: Uluslararası bir firmanın önerisi ile yapıldığı doğrudur. Ancak, o firma bize bu olayla bizim doğamızı kirlettiklerinin karşılığında İzmir’de bir orman çevresinde bunun karşılığında fidan dikilmesi için para ödedi. Yani bize para ödememiş.
 
M.T.: Yine de karbon ticareti tehlikeli bir iş…
 
Şimdi bir de sizin şu “ dışarıdaki Artvinliler, Şavşatlılar “ sözünüz var. Bu acaba doğru olabilir mi diye sitenizdeki yazıyı okudum. Bu çok talihsiz bir açıklama. Burada örneğin benim köyümde kışın üç hane kalıyor. Ama bizim kat kat fazla nüfusumuz dışarıda. Bu insanlar buradan bağlarını koparmış olmadıkları gibi, onlar bizim her türlü maddi, manevi destekçilerimizdir. Bu söz yakışık almamış.
 
S.A.: Hocam bakın o söz bir bakıma bir tepkinin sonucuydu. Bir vatandaşımız önceki gün Vali Bey’e (giden Vali Bey’e) ertesi gün bana şahsıma hitaben bir gazetede yazı yazdı. Birilerine yazdırdı. Bizim okul bahçesine gayri nizami bir inşaat yaptığımızı falan açıklayan yazıları oldu. O inşaatla ilgili aslında bir bilgi kirliliği var. Orası ANAOKULU değil.
Bir vakfın hizmeti ve “okul öncesi eğitim” kurumudur. Orada ne öyle belirtildiği gibi bir “Aspendos” basamakları vardı, ne de şu yapılacak bina okula ve diğer öğrencilere müdahale etmeyecek. Bu arkadaşımız daha önce “okul aile birliği” görevi sırasında orayı düzenletmiş olduğu için biraz alınganlık göstermiş. O inşaatla birlikte biz tüm okulun bahçesini, eski ANAOKULU bahçesinden başlayarak yeni baştan yapacağız. İlköğretimin tüm tuvalet ve kanalizasyon bağlantısını da. Tamamlandığında göreceksiniz ki güzel bir şey olacak.
 
M.T.: Peki ben size bir de özel bir soru soracağım. 12 Eylül 2009 tarihinde siz Orman İşletmesi Yemekhanesinde ENGELLİLER YARARINA bir yemek vermişsiniz. Bu sizin Kaymakamlık sitesinde de yer almış durumda. Bu yemeğin faturasını kim karşıladı?
 
Bu sorum üzerine Kaymakam beyin biraz şaşırdığını belirteyim.
 
S.A.: Hocam ben yedirdiğim yemeği, bir düşküne yaptığım yardımı ne yazarım ne de söylerim.
 
M.T.: Hayır sanırım anlamadınız. Bu yemeğin kürdana varıncaya kadar tüm masraflarını bir arkadaşın verdiğini faturaları ile ispatlayacağını söylersem ne dersiniz? Yani burada iki şey ortaya çıkıyor. Ya birisi hem sizden, hem de diğer arkadaştan ENGELLİLER YEMEĞİNİN parasını almış, ya da bu yemeğin masraflarını bir başkası (yani açıkçası, sizin okul inşaatında tartıştığınız doktor YAVUZ AKALTUN) verdiği halde sizin sitenizde “KAYMAKAM BEY ENGELLİLER YARARINA YEMEK VERDİ” diye yazılmış.
 
S.A.: Hocam bu hani bir lokantada birkaç kişi birlikte yemek yer. Birisi hesap öder çıkar, arkadan gelenler de bilmeden yine öderler. Lokantacı bildiği halde her ikisinden de para alır onun gibi olmuş.
 
M.T.: Bizim bilemediğimiz bir olay. Belki de bu faturayı bir başkası, organizasyon içerisinde olan bir başkası araklamışta olabilir mi? Günahı boynuna.
 
Kaymakam Bey’e, yüksek okulla ilgili görüşünü de sordum. Özetle, bu yörenin ekonomik ürünlerine dönük bir meslek okulun açılmasının ilçeye ekonomik ve sosyal anlamda artı değer katacağını belirttiler.
 
Teşekkür ederim Sayın Kaymakam Bey. Son olarak ben size bir büyüğünüz, bir abiniz olarak bir tavsiyede bulunayım. Buradaki göreviniz bitti. Gidiyorsunuz. Ama gideceğiniz yerde, bundan sonra görev yapacağınız yerlerde DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİNİN sesini dinleyiniz. Unutmayın ki, demokratik kitle örgütleri bir ülkenin demokrasisine olumlu katkı sunan oluşumlardır. Bizde yaptığınız gibi ceza yöntemine gitmeyin.
 
S.A.: Hocam doğrudur, ben biraz daha devlet yanlısı bir duruş sergiliyorum. Ama bu her kesimi koruma refleksimden kaynaklanan bir şeydir.
 
M.T.: Efendim, zamanınızı ayırdınız, geldiniz. Gazetem, şahsım ve Şavşat halkı adına hem hizmetleriniz için, hem de bu röportaj için teşekkür ederim. Bundan sonraki özel yaşamınızda ve görevinizde sağlık ve başarılar diliyorum.
 
S.A.: Ben artık bir Şavşatlıyım. Gittiğim her yerde Şavşatlıların artık bir evi, bir ağabeyleri, bir kardeşleri olacak. Şavşat’tan çok güzel duygularla ayrılıyorum. Benim çalışma sürem içerisinde şükürler olsun ki, ne bir doğal afet oldu, ne bir nahoş olay oldu.çok güzel festivaller yaşadık. Şavşat halkının kadirşinaslığına, Şavşat halkının olgunluğuna, kültürüne, amirine, devletine karşı gösterdiği saygıya teşekkür ediyorum. Bu ilçede evlendim. Çocuğum bu ilçenin çocuğu olarak doğacak. Şavşat’ı ve Şavşatlıyı seviyorum. Bir şey söylemek istiyorum. İnsanlar bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmasınlar. Bana siz ne zaman görüşme isteğinizi ilettinizse ben kabul ettim. Benim kapım her zaman herkese açık oldu. Bundan sonra da gideceğim her yerde kapım siz Şavşatlılara açık olacak. Ben herkese hakkımı helal ediyorum. Sizler de helal ediniz.
 
M.T. Sağolun Sayın Kaymakam Bey. Sağolun Sayın Doktor Bey.
 
Not: Yarın, İl Genel Meclis Başkanı Sayın Hasan TEMİZ ve CHP Şavşat İlçe Başkanı Sayın İlyas YAZICI beylerle Şavşat’ın sorunlarını konuşmaya devam edeceğiz.
 
Esen kalın.

Bu haber 3262 kez okundu.

Yazan :
Kaynak : Mümtaz TEMİZ / 08 HABER

Bu Habere Yapılan Yorumlar ( 0 )
www.08haber.com
Anasayfa - Künye - Foto Galeri - Rehber - Üyelik - Ziyaretçi Defteri - BizeYazın - İletişim - Webtv - 08 Röportaj - Haber Slayt - Güncel - Politika - Eğitim - Röportaj - Yaşam - Sağlık - Magazin - Spor - Kültür - Sanat - Çevre - Ekonomi - Teknoloji - 08Tv Canlı Yayın
Copyright © 2009 Tüm Hakları Saklıdır. [All Rights Reserved] 08 Radyo Televizyon Yayıncılık ve Organizasyon A.Ş.'ye aittir.
Dere Mah. Halitpaşa Cad. No:45/2 - ARTVıN - Telefon: (466) 212 68 56
E-Posta: radyo08@hotmail.com