09.10.2017
ERZURUM’UN NENE HATUNU, ARTVİN’İN ÇİÇEK NİNESİ Türkiye’nin adıyla tanıdığı Erzurumlu Nene Hatun anma programları yapılır. Artvin Şavşat Yavuzköylü Kahramen Çiçek Nine için ne yazık ki bugüne kadar hiçbir şey yapılmadı. Tarihçi, Türk Ocakları Artvin Şubesi Başkanı Hüseyin Kurt, Çiçek Nine’yi 2 yıldır sürekli gündeme getiriyor. Her konuşmasında mutlaka anarak artık bu kahramanın anılmasını, Şavşat Yavuzköy’deki mezarının ziyaret edilmesini istiyor.

 VAZRİYALI ALİ RIZA PAŞA GİBİ KAHRAMANLAR ANILMALI

 Çiçek Nine gibi, Artvinli Kahraman Vazriyalı Ali Rıza Paşa’nın da hak etiği gibi anılması, gençlerimize anlatılması, adının şehir içinde bir yere verilmesi boynumuzun borcu değil mi?
 Türk Ocakları Artvin Şubesi Başkanı Hüseyin Kurt,  Türk Ocakları hakkında ve Çiçek Nene ile ilgili bilgi verdi. Başkan Kurt, şehitlere rahmet dileyerek başladığı konuşmasında, “ Tüm şehitlerimize ve ahrete intikal etmiş Türk Ocaklılara da Allah Rahmet etsin.
Çanakkale Cephesinden Kafkas Cephesinde Çiçek Nene örneğini vereceğim.  Deli Halit Paşa’nın Şavşat Yavuzköy’de elini öptüğü Çiçek Nene’den bahsedeceğim. Allah Rahmet eylesin.
Çiçek Nene, Şavşat’ın Yavuz Köyü’nden.  01.07.1864 doğumlu. Baba adı Davut, ana adı Rukiye. Aynı köyden Hacı Dede’nin oğlu Şaban  ( Erişti) ile evleniyor. Bu evlilikten; Rüştü, Şevki, Şükrü, Metlube ve Gülufe adlarında beş çocuğu dünyaya geliyor.
Çiçek Nene, cüsseli bir fiziğe sahip olup evde otoriter bir kişiliğe sahiptir. Bir işe gidileceği zaman, Çiçek Nene’nin onayı alınırdı.
Çiçek Nene, Sahara savaşlarının timsali, tarihe mal olmuş, gönüllerimizin sultanıdır. O, bir ana, birlider, bir Vatan’dır. Fedakârlığı, büyüklüğü önünde eğiliyorum.
1. Dünya Savaşında, Rus’lar, Ardahan’I işgal edince; Şavşat halkı, köylerden toplanan gönüllüler ile Milis kuvvetlerini oluşturuyor. Bu sırada Batum’da okuyan Çiçek Nene’nin oğlu Molla Şevki’de okulunu bırakıp, Vatan Savunması için köyüne dönmüştür. Şavşatlıların oluşturduğu Milis Kuvvetlerinin bir bölümü, Sabit Bey komutasında Sahara Dağı geçidine; diğer bir bölümü de, Hanlı Köyü üstündeki İsli Mağara geçidine gönderiliyor.
Çiçek Nene’nin Oğullarından Şevki, Ardanuç – Anç’a ( Anaçlı ),Şükrü, İsli Mağara Geçidine, Eşi Şaban ile diğer oğlu Rüştü, Sahara Geçidi gönüllülerine katılıyorlar.
Sahara Savunmasına katılan gönüllüler için; Yavuz Köyünde, Çiçek Nene’nin evine, çuvallarla un, erzak ve mühimmat yığılıyor. Çiçek Nene, mahalle kadınlarını da toplayarak, gece, gündüz; çarpışmakta olan Milis Kuvvetleri için, ekmek, yemek pişiriyorlar. Ardahan’ın düşmesinden sonra, ( Sarıkamış Harekâtına bağlı, ) Şavşat’a doğru ilerleyen Rus güçleri Milis Kuvvetlerimiz tarafından Sahara Geçidinde durduruluyor.
İsli Mağara Geçidinden, Sahara güçlerine katılmak için dönen Çiçek Nene’nin oğlu Şükrü; yollarının üzerinde bulunan evine uğruyor. Eve gelince, Anasına diyor ki “ Arkadaşlarla Hanlı’dan döndük. Sahara Geçidi’ne gidiyoruz. Ben de, yemek yiyeyim size yetişirim, dedim.’’ Bunu duyan Çiçek Nene, oğluna kızarak; Oğul durmanın, dinlenmenin zamanı değil. Çabuk ekmeğini eline al, yolda yersin. Baban, kardeşlerin çok zor durumdaymış. Düşman, Milleti kırıp geçiriyormuş. Çabuk imdatlarına yetişin.’’ Deyip oğlunu dinlendirmeden cepheye koşturuyor.
Sahara’nın olumsuz şartları sonrası, Milis Kuvvetlerimiz, geri çekilmek zorunda kalıyor. Sahara’yı aşan Rus Güçleri, Karaköy ’e iniyorlar. Rus’lar, Karaköy’lü Kahraman Bilal Gazi’yi teslim almak için Köy Halkı’na işkence yapıyorlar. Ancak, Karaköylüler, Bilal Gazi’yi; Rus’lara teslim etmiyorlar.
Düşmanın Karaköy’e indiğini öğrenen Çiçek Nene, Eşi Şaban Ağa’ya diyor ki, “ Bey, namusumuz, şerefimiz ve de Vatanımız elden gidecek. Düşmana teslim olmaktansa, şehit oluruz. Koş köyün ileri gelenlerini topla; düşman Karaköy’de iken boş durmayalım. Düşmanın köye inmesine izin vermeyelim. Buna bir çare bulalım. Yavuz Köylüler, Balcıların Mahallede Hasan Balcı’nın evinde toplanıyorlar. Şu kararları alıyorlar. Laşet Köprüsü’nün Yavuz Köy tarafındaki karla kaplı kısmına; ayı ve kurt kapanları tuzaklanması ve üst tarafındaki ormanlık ve kayalık alanlarda siperler oluşturulmasına karar veriliyor. Milis Kuvvetlerinin ekmek ve yemek ihtiyaçlarını; Çiçek Nene, bazen mahalledeki kadınlarla bazen de tek başına, sırtında ekmek sepeti, elinde silah olarak taşıdığı dirgeni ile ıssız ormanlardan geçerek korkusuzca gönüllülere ekmek ve yemek taşıyor.
Karaköy’den hareket eden Rus Güçleri, Laşet Köprüsünde bizim Milis Güçlerimiz tarafından karşılanıyor. Çiçek Nene’de, mahalleden topladığı kadınlarla; çarpışmaların olduğu bölgenin üst kısmındaki Saçile Yamaçları’nın kayalık ve uçurum olan tepeye geliyorlar. Aşağıya baktıklarında; düşman köprüyü geçmiş, Yavuz Köy’e doğru ilerliyor Çiçek Nene, yanındaki kadın arkadaşlarına diyor ki “ Bacılar, kardeşler, böyle durup bakmakla olmaz. Bizde hiç olmazsa bir kaç düşmana zarar verirsek o da kardır.’’ Bulundukları yerden geçen köyün sulama kanalını besleyen kayaları düşman üstüne yuvarlıyorlar. Dökülen kayalardan korunmak isteyen Rus Güçlerinin bir bölümü, geriye, bir bölümü ileriye kaçıyor.
Rus Güçlerinin başında bulunan Kamandar, daha önceden yola tuzaklanan ayı, kurt kapanına yakalanıyor. Rus Kamandar esir alınıyor. Rus Güçleri panikleyip kaçmaya başlıyorlar. Bu arada, düşman kaçarken, Karaköy ormanlarını ateşe vererek son çirkinliklerini de gösteriyorlar.
Başta Çiçek Nene olmak üzere Yavuz Köy halkı, bu galibiyetin haklı gururu içinde; köylerine dönüp büyük coşku ve sevinç içinde Kurtuluş Bayramı yapıyorlar.
Halit Paşa ve arkadaşları,  Ardahan’dan Artvin’e geçerken, Yavuz Köy’de dinlenmek için mola veriyorlar. Bu dinlenme sırasında, onları karşılayan Yavuz Köylüler; Rus Güçlerinin geri püskürtülmesinde ve Sahara Savaşlarında, büyük hizmetleri olan Çiçek Nene’nin önderliğinden ve hizmetlerinden bahsediyorlar. Bunun üzerine Halit Paşa, Çiçek Nene’nin evine gidip elini öpüyor ve diyor ki;  “Anavatan’ı düşmanlardan temizleyip, Ankara’ya gidebilirsem seni maaşa bağlatacağım.’’
ARADAN YILLAR GEÇİYOR. DÜŞMANLAR, YURTTAN KOVULUYOR.
Bir Cuma günü, Artvin’den gelen görevliler, Köy Muhtarını da alarak Çiçek Nene’nin evine geliyorlar. Çiçek Nene’yi maaşa bağlamak için bir resmini istiyorlar. Çiçek Nene, görevlilere diyor ki; “Oğul biz namusumuzu ve de Vatanımızı para için savunmadık. Bizim durumumuz da Allah’a şükür başkalarına göre iyidir. Siz o parayı, ihtiyacı olan nice yetim ve şehit çocukları var, onlara verin.’’ Deyip bir kahramanlık örneği daha gösteriyor.
Kahramanlığına hayran olduğumuz Çiçek Nene, 10.12.1947 tarihinde rahmetli oluyor. Mezarı, Yavuz Köy ’de Eriştiler Mahallesi mezarlığındadır.
Artvin’in Nene Hatunu Çiçek Nene’ye Tanrı’dan rahmet diliyorum. Keşke bu kahraman Nenemizin elini öpme şerefine nail olabilseydik… Bu kahraman Türk Kadınının şahsında bütün Türk Annelerinin , “ Anneler Günü’nü kutluyorum. Vatanını, evladından, canından aziz bilen Türk Anaları, daha çok Çiçek Nene’ler doğuracaktır. Kaynak: Hazırlayan; Çiçek Nene’nin üçüncü kuşaktan torunu Emekli Öğretmen Ahmet Erişti..
ALİ RIZA PAŞA KİMDİR?
Gürcistan’ın önde gelen ailelerinden ve  Sefer Paşa’nın torunlarından Mehmet Medet Bey’in oğludur. 1854 senesinde Livane kasabasında doğdu.  1881’de Mühendishane-i Berri Hümayun’dan mezun oldu. Eğitimine Almanya’da devam etti. Almanya dönüşü kolağası rütbesi ile Hassa Topçu Alayları ve Topçu Okulu öğretmenliğine atandı.1894’de mirliva rütbesi ile Yunan Hududu Topçu Komutanlığına atandı. Yunan Savaşında gösterdiği hizmetlerden dolayı seyf-i iftihar ve birinci rütbeden mecidi nişanı ile taltif edildi. Savaş sonrasında rütbesi ferikliğe yükseltildi. 1896’da Karadeniz Boğazı ve Çatalca hattının tahkimi ile görevlendirildi. 1897’de topçuluk üzerine incelemelerde bulunmak üzere Avrupa’ya gönderildi. Almanya, Belçika, Avusturya ve Fransa’da top fabrikaları ve üretimi üzerinde araştırmalar yaptı. 1903’te ikinci defa Karadeniz Boğazının tahkimi ile görevlendirildi ve rütbesi birinci ferikliğe yükseltildi. İki sene içerisinde dokuz sahil bataryası inşa ettirdi. İkinci Meşrutiyetin ilanından sonra Tophane ve Umum Mekatibi Askeriye Nazırlığına ve Harbiye Nezareti vekilliğine tayin oldu. Kamil Paşa kabinesinde Bahriye Nazırlığı yaptı. 31 Mart Vakasında Meclis-i Mebusan önünde suikaste uğradı.  Ali Rıza Paşa, 1911 İtalya harbinde Çanakkale umum kumandanlığı, 1912 Balkan harbinde Çatalca kumandanlığı yaptı. 1919’da Meclis-i Hassa Vükela, 1920 senesinde ayan Meclisi birinci reis vekili oldu. 1920’de Yıldız Sarayında toplanan son Saltanat şurasında Sevr Anlaşması’nın kabulü için çekimser oy kullandı.  İstiklal Harbini desteklemesine rağmen son yıllarındaki rahatsızlığından dolayı İstiklal Savaşına katılamadı.   1921’de Üsküdar’daki konağında vefat etti.  Kabri Fatih Camii Haziresindedir. Topçuluk üzerine çok sayıda eser yazmıştır.(Murat Kasap´ın Osmanlı Gürcüleri adlı çalışmasından alınmıştır.)

Bu haber 373 kez okundu.

Yazan :
Kaynak :

Bu Habere Yapılan Yorumlar ( 0 )
www.08haber.com
Anasayfa - Künye - Foto Galeri - Rehber - Üyelik - Ziyaretçi Defteri - BizeYazın - İletişim - Webtv - 08 Röportaj - Haber Slayt - Güncel - Politika - Eğitim - Röportaj - Yaşam - Sağlık - Magazin - Spor - Kültür - Sanat - Çevre - Ekonomi - Teknoloji - 08Tv Canlı Yayın
Copyright © 2009 Tüm Hakları Saklıdır. [All Rights Reserved] 08 Radyo Televizyon Yayıncılık ve Organizasyon A.Ş.'ye aittir.
Dere Mah. Halitpaşa Cad. No:45/2 - ARTVıN - Telefon: (466) 212 68 56 - 212 70 71
E-Posta: radyo08@hotmail.com