15.08.2016
ARTVİN’İN YOLDAŞI RASİM YILMAZ Artvin sevdası tedavisi olmayan kronik bir hastalıktır. Artvin sevdası tarihte anlatılan efsane aşklardan daha büyük anlatımsız ancak yaşanan duyguların bütünüdür. Hele hele Artvin dışında çalışmak ve yaşamak durumunda kalmışsanız bu sevdanın adı TUTKU olur. Bundandır Artvin’e dair 10 binlerce şiir yazılması. Bundandır uğruna her şeyin göze alınması. Artvin’e zarar veren her şeyin, herkesin karşısına dikilen kartal misali Artvinlinin feryadı bundandır.
 “Doğduğum yer mi doyduğum yer mi?” tartışmasının hiç yapılmadığı cennettir Artvin. Çünkü hiçbir Artvinli keyfinden Artvin’i terk etmemiştir. Yaşam şartları ve hatalı politikalar tıpkı diğer Anadolu şehirlerinde olduğu gibi insanları göçe zorlamıştır.  Benim vatandaşımın köylerde ne işi var, şehire, şehre diye TV’lerden simsarlık yapan (!) politikacılar gördük. Köyleri bilerek, kasten boşaltanlar, şimdi köye dönüşü nasıl sağlarız diye kara kara düşünüyor!.  Köy enstitüsü kurmuş bir devletten köylerdeki okulları kapatan bir anlayış ile köylerimize son darbeyi vurdular Anadolu kentlerine, ilçelerine kapatılan beldelerine ve köylerine.
 Artvin insanı eğitim düzeyi ile Türkiye ortalamasının üstündedir.  Bu da “BEYİN GÖÇÜNÜ” beraberinde getirmiştir. Artvinli çeşitli nedenlerle göç etmiş gurbet ellerde yaşamak zorunda kalmış olmasına rağmen Artvin’i hep yüreğinde beyninde, ruhunda yanında götürmüştür. Artvin kültürünü göç ettiği şehirlerde yaşamış ve yaşatmıştır. Bunlardan birisi de Ardanuç Usotlu Rasim Yılmaz’dır.
 Rasim Yılmaz, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nden emekli olmuş, şair, yazar, araştırmacı ve sanatçı kişiliği ile tanınıyor.  Yazdığı kitaplar hep Artvin üstünedir. Artvin’in değerlerini bu kitaplarda ölümsüzleştirmiştir.
Ankara’da yapılan ve ilki 2011 yılında yapılan ÇORUH BAŞKENTE AKACAK sloganı ile büyük ilgi gören etkinliklerin mimarlarından birisidir Rasim Yılmaz. Bu etkinlik Artvinlilerin tarihinde en çok bir araya geldiği organizasyon olmuştur.  270 bin kişi Ankara’daki Atatürk Kültür Merkezi’ne giriş çıkış yapmıştı. Bu etkinliği Anakara Artvin Kültür ve Yardımlaşma Derneği ile birlikte tüm dernek ve vakıflar birlikte yapmıştı. Sonrasında ise maalesef bu etkinlikler lüzumsuz kişilerin devreye girmesi ve özellikle de Cerattepe’ye karşı  yapılanlar nedeniyle sürdürülememiştir!
Rasim Yılmaz’ın memleket sevdası nazım gibi olmuştur. Ne diyor o büyük Usta; “Memleketim, memleketim, memleketim… Ne kasketim kaldı senin ora işi… Ne yollarını taşımış ayakkabım… Son mintanım da sırtımda paralandı çoktan.. Şile bezindendi. Sen şimdi yalnız saçımın akında… enfarktinda yüreğimin.. Alnımın çizgilerindesin… Memleketim, memleketim, memleketim...
 Rasim Yılmaz, Bir bahane yaratarak mutlaka her yıl Artvin’e gelerek Ardanuç, Usot’taki (Tosunlu) evinde en az yılın 3 ayını burada geçiriyor. Ama hiçbir günü heba etmeden, her gün bir şeyler yazarak, fotoğraflarını çekerek, yeni şeyler keşfederek daha sonra Ankara’ya döndüğünde bunları nakış nakış işleyerek Artvin kamuoyu ile yazarak, fotoğrafları yayınlayarak paylaşıyor.
Her yıl ailesiyle gelen Yılmaz, kızı Sıla’nın yakın tarihte yapılan düğünü nedeniyle eşi Kadriye Hanım ve küçük kızı Deniz’in gelememesi nedeniyle bu yıl yalnız geldi. Ailesine, “Siz buradaki işleri halledin. Bana da bir müsaade edin de memleketime bir tekmil verip geleyim! Artvin’in beni “YOK” yazmasını ölüm sayarım” dedi. Böyle bir Artvin aşığıdır Rasim Yılmaz…
 Fotoğraf makinesi ile doğayı nakış gibi özenle objektifine alırken, bunlardan bazılarını sosyal paylaşım sitesindeki özel sayfasından Artvin halkı ile paylaşıyor. Rasim Yılmaz, sadece fotoğraf çekmekle kalmıyor. Bu fotoğrafları anlatan çok güzel yazılar kaleme alarak Artvin kültürüne, yazım dünyasına büyük katkılarda bulunuyor. Birçok insan Artvin’den göç ettikten sonra yıllarca memleketine gelmezken, onun her yıl mutlaka yarattığı bir bahane ile Artvin’e gelmesinin altında Artvin tutkusunun yarattığı “RUH” var. O Artvin’i ruhu ile kalbi ile seviyor. Artvin’in derdi dert, kederi keder, sevinci sevinç oluyor…
Arhavi Kamilet Vadisi’nde, Hopa’da, Borçka, Murgul, Artvin, Şavşat, Yusufeli, Ardanuç’ta nerede katledilen doğa varsa kalemiyle, fotoğraf makinesi ile orada olmuştur. Onun için tepeden tırnağa kadar , “A” dan “Z” ye kadar Artvin’dir, Yılmaz. Onun için her yıl atmaca gibi memleketindedir. Onun için Artvin’e zarar verenlere karşı kartal gibi doğanın zirvesinden pike yapacak gibi durur. Festivallerde tel olur, yel olur, saz olur, söz olur… Her yerde her anıyla, her nefeste Artvin olur.  Onun için onu kimse tutamaz, her yıl mutlaka Artvin’de, Artvin olur.
Rasim Yılmaz Artvin’in Robinson’u.  Tek ortak yanları ise yalnızlık (bu yıla mahsus) gezme ve doğa tutkusudur. Bu yıl yalınız geldiği için her şeyi kendisi yapıyor. Ekmeğini pişiriyor, yemeğini yapıyor, temizliğini yapıp, her gün doğaya çıkıyor. Hem dede, baba topaklarında hem de doğanın bağrında yaşamanın duble keyfini çıkarıyor. Yılmaz, aslında bu yaşam biçimi ile bir buçuk milyon Artvinliye en etkili mesajını yerinden veriyor.
“Ey nüfus kâğıdında Artvin yazan, Artvinli dostlarım;  Artvin sizi özler, sizi bekler. Siz doğduğunuz, ya da dedenizin, babanızın doğduğu bu toprakları hiç merak etmez misiniz? Hiç özlemez misiniz?  Yüreğinizde bu sevgiliye dair en küçük bir közünüz, kıvılcımınız yok mu? Yılda bir kez de olsa kalkın Bu cennetin izdüşümüne, toprağınıza, köyünüze, ilçenize gelin. Gelin ki Artvin sahipsizlikten kırk haramilerin elinde ganimete dönüşmesin!..
Bakın vadilerimizi nasıl talan ettiler? Kırmızı benekli alabalıklarımızı karanlık tünellere, devasa borulara hapsedip nasıl yok ettiler? Çoruh Vadisi’ni dünyada emsali görülmemiş bir şekilde adeta katlederek nasıl yok ettiler. Baraj suların altında yüzlerce yıllık geçmiş kaldı. Gelecek sular altında göz göre göre boğuldu. Siz gelmezseniz, sahip çıkmazsanız Artvin yok olur. Artvin yok olduğunda siz de “HİÇ” olursunuz. Artvin’i yaşamak ve yaşatmak dileğiyle Tüm dostlara doğanın cennetinden, Artvin’den selam” diyor.
Rasim Yılmaz, Memleket sevdasının adıdır. Rasim Yılmaz yaşamıyla, yazıları, fotoğrafları ile öğretidir.  Böyle insanlar ile İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü temas kurmalı. Onları gönüllü turizm ve kültür elçisi ilan edip, tıpkı ozanlara, sanatçılara verilen Kültür Bakanlığı kartından verilmeli. Kültürleri, geçmişi yaşatanlar, ya yazarlar, ya şairler, ya ressamlar, ya da sanatçılar olmuştur. Bunların olmadığı bir toplum düşünün… Öyle bir toplum olamayacağı için düşünmenize gerek yok!  Bu değerlerimize yaşarken değer verilmeli.
Rasim Yılmaz’ın her yıl doğduğu kente, ilçesine köyüne gelmesini değerlendiren yöre halkı; “Rasim Yılmaz geldiğinde, anlıyoruz ki mevsim bahar, yaz.. Anlıyoruz ki memleket sevdası geldi.  Onunla köyümüzün neşesi geliyor. Doğamızın bu kadar güzel olduğunu onun fotoğraflarıyla fark edebiliyoruz. Cennetin mensubu olduğumuzu onunla anlayabiliyoruz. O kadar güzel anlatıyor ki,
O, doğadaki her canlı ile dost. Orman ile konuşur, kuşlar ile söyleşir, su ile sohbet eder, çiçeğin üzerindeki kelebeğin benekli kanatlarına methiyeler dizer, mutlaka gözü bir güzele değer. Oysa son yıllarda yaşanan bunca çirkinlikler, kavgalar, hamaset, entrikanın yaydığı toz bulutu içinde bu güzellikleri görebilmek de ayrı bir yetenek olsa gerek. Gönül gözünüz güzel olunca her güzellik yüreğinizde toplanıyor. Teşekkürler Rasim Yılmaz, Artvin’i yaşadığın ve yaşattığın için.

Bu haber 1095 kez okundu.

Yazan :
Kaynak :

Bu Habere Yapılan Yorumlar ( 0 )
www.08haber.com
Anasayfa - Künye - Foto Galeri - Rehber - Üyelik - Ziyaretçi Defteri - BizeYazın - İletişim - Webtv - 08 Röportaj - Haber Slayt - Güncel - Politika - Eğitim - Röportaj - Yaşam - Sağlık - Magazin - Spor - Kültür - Sanat - Çevre - Ekonomi - Teknoloji - 08Tv Canlı Yayın
Copyright © 2009 Tüm Hakları Saklıdır. [All Rights Reserved] 08 Radyo Televizyon Yayıncılık ve Organizasyon A.Ş.'ye aittir.
Dere Mah. Halitpaşa Cad. No:45/2 - ARTVıN - Telefon: (466) 212 68 56 - 212 70 71
E-Posta: radyo08@hotmail.com