06.08.2014
Artvin her şeye rağmen halen havası, suyu toprağı bakir kalabilmiş, organik ve uzun yaşamın merkezi olmaya devam ediyor.

 

 

Artvin, doğa, yaşam, gelenek ve görenekleriyle 81 il içinde halen güneş gibi. Kimse Artvinlilere masal anlatmasın. İstanbul güzel, Ankara harika, Antalya muhteşem!.. Hepsini toplasanız Artvin’in yanından geçmeye utanırlar. İlk bakışta göğe dikilmiş, dağlar iç içe geçmiş zor coğrafya gibi gelir. Böyle diyor, Tepebaşı’ndan (Ziyos) 98 yılını geride bırakmış asırlık nine Mehtinur Demir’in yıllarca il dışında öğretmenlik yapmış, bürokratlık yapmış, sonra emekli olup köyüne dönen aydın torunları… Köyün en kıdemlisi olunca köydekilerin hepsi onun çocuğu, torunu. Köyün sembolü olmuş.

 

“Benden önce konuşmanız gereken kişi ablamdır, Gidin onunla konuşun zamanınız kalırsa ben de bir şeyler söylerim” diyebilecek kadar büyük saygısıyla genç kuşakları utandıran 88 yaşındaki Hacer Gümüş’e hayran kalıyorsunuz.

 

Şavşat’ın Tepebaşı (Ziyos) köyünde yaşayan asırlık nine Mehtinur Demir, uzun yaşamın sırrını 08 Haber muhabiri Sami Özçelik’e anlattı. 13 kardeşli bir anne babanın çocuğu olan Mehtinur Demir, bugün 4 kardeşin hayatta kaldığını söylüyor. En büyükleri kendisiymiş. Kız kardeşi 85 yaşındaki Hacer Nine adres olarak ablasını gösterince biz de hay hay dedik. Yan yana olan evleri onların hiç ayrılmadığını gösteriyor. Köyden köye evlenmişler. Asırlık Mehtinur Nine’nin ibretlik muhteşem söyleşisi…

 

MEHTİNUR NİNE MERHABA, NASILSIN BİRAZ KENDİNİ TANITIR MISIN?

 

Ben ne diyeyim şvilo (Evlat)…  Gördüğünüz gibi bir kocakarı işte. Teşekkür ederim. Sen bana yabancı gelmiyorsun. Hangi köydensin?  Şimdi bana soruyu sen soruyorsun. Sonra sen cevap ver. Ben 13 kardeşli bir ailenin en büyük çocuğuyum. Babam da çok uzun yaşadı. 96 yaşında hayata veda etti. Ben tam yaşımı bilmem.  Şavşat Nüfus Müdürlüğü’nde çıkan yangında bütün evraklar yanar. Ezbere kimlikler çıkarılır. Benim yaşımda bu yüzden küçük yazılır. Kimlikte gördüğünüz tarihi yazmışlar!... (1914) Tam olarak bilmiyorum. Ama 98 yaşında olduğumu söylüyorlar.

 

NE ZAMAN EVLENDİN, KAÇ ÇOCUĞUN VAR?

 

20 yaşındayken evlendim. Yaklaşık 80 yıl evli kaldım. İhtiyarım, eşim 2 ay önce vefat etti. Onun beni yalınız bırakmasına alışamadım. Allah Rahmet eylesin. 2 çocuğumuz oldu. Büyük oğlum Talat 72 yaşında Küçük oğlum Nihat 70’ine yaklaştı. Torunum Ercüment’de 50’yi geçti… Ben çok çocuklu evden geldim ama benim sadece 2 çocuğum oldu.

 

HİÇ KAVGA ETMEZ MİYDİNİZ? 75-80 YIL EVLİLİK DİLE KOLAY.

MUTLU BİR EVLİLİK İÇİN NE TAVSİYE EDERSİN, NASİHATIN NASIL OLUR?

 

Önce sevgi olacak. Bu yoksa hiçbir şey olmaz. Şimdi bakıyorum sevgi de azalma var. Zaman zaman biz de küçük tartışmalar yaşardık. Ama kim haksız olduğunu fark ederse özür dilerdik. Eşim çok iyiydi. Biz sevgimizi doğayla bütünleştirdik. 80 yıllık evliliğin en büyük sırrı bu doğada saklıdır.  Bu köyde asık yüzlü insan göremezsiniz. Herkesin yüzünde bir gülümseme olur. Burada insanlar bir lokma ekmeğini paylaşmak için sizi ısrarla sofralarına davet eden insanlar yaşar. Biz büyüklerimizden böyle gördük, böyle yetiştik. Çocuklarımızı da öyle yetiştirdik. Eğer gençler mutlu olmak istiyorlarsa evlilik yaptıklarında şuyumuz olsun, buyumuz olsun, onu da alalım, yeni çıkmış moda bu bundan da alalım demesinler. Mutluluk bunların içinde değil, Yüreğinizdedir. Önce gerçekten sevin. Seven insan karşısındakine kıyamaz. Üzülmesine dayanamaz. İşte mutluluğun bağladığı kaynak burasıdır.

 

UZUN YAŞAMANIN SIIRI NE? MAŞALLAH KULAKLARIN VALLAHİ BENDEN İYİ, GÖZLERİN

 

KARTAL GİBİ. SAĞLIKLI YAŞAMIN SIRRI NEDİR? NELER YAPTIN, NELER YEDİN?

 

Ben şehirleri sevmiyorum. Herhalde şehirde olsam yaşamazdım. Uzun yaşamın sırrı önce köylerdir. Sonra daha yükseği olan yaylalardır. Ben kendimi bildim bileli hep yaylaya gittim.  Siz deyin 60 sene, ben diyeyim 75 sene yaylacılık yaptım. Yaylalardaki su, hava, taze süt, yoğurt, peynir, ayran aklınıza gelen ürünlerle beslendik. Biz, sana yağı falan bilmeyiz. Halen de yemeyiz. Taze sarıyağ (Tereyağı) yeriz. Taze mısır, mısır ekmeği, çimur, kuymak, peynir moğrakuli (eritmesi) lahana sarması, silor, patates, fasulye… Bunların hepsi bizim bahçemizde yetişirdi.

 

Ambarlarımız kendi ürünlerimizle taşardı. Kışın onları yerdik. Kış boyunca köyde kış eğlenceleri düzenlenir, insanlar birbirleriyle konuşur, türküler söyler, horonlar oynardık. Kalbimizde hiç fesatlık, hasetlik, kimseyi çekiştirmemiz olmazdı. Bu da ömür uzatır. Hatta insan önce kendisini yer. Senin için istediğini başkaları içinde istersen mutlu olursun. Köy, yayla, sevgi dolu güler yüzlü olmak, kendi bağımızda yetişen ürünlerle, ahırımızdaki hayvanlarımızın eti, sütü, yağı ile birleştirdiğimizde ömür uzun oluyor. Allah herkese sağlıklı uzun ömür versin.

 

Gözlerim görüyor, hiç bir sıkıntım yok. Kulaklarım çok iyi duyar. Hafızam iyidir. 90 sene önceki her şeyi hatırlarım. Tek sıkıntım, harekette zorlanıyorum. Kalkarken, gezerken, otururken, yatarken… Sağ olsunlar çocuklarım, gelinim, akrabalarım her zaman yanımdalar. Onlar benim kolum ayağım oluyor.

 

08 HABER: PEKİ GENÇLERE NE TAVSİYE, NE NASİHAT EDECEKSİN?

 

Önce şunu söyleyeyim. Gençleri, çocukları, torunları acıyorum. Çünkü bizim kadar şanslı değiller. Onlar çok kötü besleniyorlar. Sana yağı (Kast ettiği margarin) çocukları oldular!  Hareket yapmıyorlar. Ellerinde, ceplerinde cep telefonu gözleri o küçük ekranda. Yanından geçeni göremiyorlar. Çok merak ediyorum ki, Orda o kadar ne görüyorlar? Gençlerimizi büyükşehirler yedi şvilo!.. Paraları da yok. Babaları gönderiyor, köyden meyve sebze gidiyor. Onlar gidince araziler de sahipsiz kaldı.  Yerler orman oldu, onu da orman kaptı. Herkes köyüne sahip çıksın. Sonra elden çıktı mı ah vah para etmez.

 

08 HABER: SENİ ÇOK YORDUM, MEHTİNUR NENE. HAKKINI HELAL ET. FOTOĞRAF ÇEKEYİM DEDİM HE DEDİN, GÜLÜMSE DEDİN, GÜLDÜN, ÇOK GÜZEL BİR KONUŞMA YAPTIN, ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUM. ELLERİNDEN ÖPÜYORUM.

 

Bu Artvin’de bula bula bu kocakarıyı mı buldun konuşturacak! Ben bu yaşıma kadar hiç gazeteci, haberci, TRT’ci görmedim. Demek ki bugüne kısmetmiş. Ben de sana teşekkür ederim. Evimize geldin, bize değer verdin, bu kadar emek ettin. Teşekkür ederim. Başarılı olmak istiyorsan, sana tek kelimeyi üç kere söyleyeceğim. Çalış, çalış, çalış…. Durduğun zaman hemen paslanmaya başlarsın. Benden sana nasihat da bu olsun. (Mehtinur Nine’nin konuşmalarını düzenleyerek aktarıyorum. Onun konuşmaları o kadar doğal ve otantik ki; konuşmaları arasına bol bol Gürcüce kelimeler katıyor, Bazen tamamen gürcüce konuşuyor. Çok keyifli bir söyleşi oldu. Fırsat bulduğumuzda yakında yeniden ziyaret edeceğim.)

 

98 yaşındaki Mehtinur Demir’in  kız kardeşi Hacer Gümüş  nine ise (85) ikiz torunlarını kaybetmenin acısını yaşıyor. O, “benim konuşacak halim yok oğul. İki fidanımızı kaybettik. Acımız büyük. Allah kimseye böyle acı vermesin. Sağ olsun Valimiz geldi. Allah razı olsun. Benim diyeceklerim bu kadar.”dedi. Biz de 08 Haber gazetesi ailesi olarak Gümüş Ailesi’ne sabırlar dilerken ikiz kardeşlere Allah’tan rahmet diliyoruz.  Kız kardeşler Mehtinur (98) Nine’ye ve Hacer (85)Nine’ye de sağlıklı uzun ömürler diliyoruz…

 

TEPPBAŞI (ZİYOS)

 

Ziyos rakım olarak yüksek olan köylerden birisidir. Köyün tüm hanelerinde en az bir okumuşu var. Öğretim görevlisinden tutunda her meslekte başarılı, makam sahibi insanlar yetiştirmiş. Şu an köyde yaşayanların neredeyse tamamı emekli öğretmen, bürokrat. Onlar da yıllarca yapamadıkları bağ bahçe işlerini büyük bir zevkle yapıyorlar. Köy bu sene büyük bir acı yaşadı. İkiz kardeşlerin köyü yolunda kaza yaparak hayatlarını kaybetmeleri herkesi derinden sarsmış.

 

TOPLAM 5 KİŞİYE MEZAR OLAN KAZA YERİNİN OLDUĞU YERDE BARİYER YAPILMASINI İSTİYORLAR

 

Tepebaşı köyü muhteşem bir doğanın kucağında yer alıyor. Görüş alanı geniş, verimli toprağıyla, çalışkan, güler yüzlü insanıyla tanınan köylerimizden birisidir.  Köy yollarında oluşan çukur ve kasislerden şikâyetçiler. Kazanın da bu nedenle olduğunu düşünüyorlar. Bir de kaza olan yerde daha önce 3 kişinin daha hayatını kaybettiğini, toplamda 5 kişiye mezar olan bu yerde bariyer yapılmasını rica ediyorlar.

 

Burada yaşayan insanlar tarım ve hayvancılığın yanı sıra arıcılıkta yapmaktadır. Yazları nüfusu ikiye katlanan köy kışın çok az hanenin kalmasıyla diğer köyler gibi sessizliğe bürünüyor. Genellikle de şehirleri sevmeyen yaşılar kışın burada yaşamayı tercih etmekte.  Mehtinur Nine’ye uzun sağlıklı ömürler dilerken, yaşayan değerlerimize yaşarlarken değer vermemiz gerektiğini bir kere daha hatırlatıyoruz…

Bu haber 1628 kez okundu.

Yazan :
Kaynak : Sami ÖZÇELİK

Bu Habere Yapılan Yorumlar ( 0 )
www.08haber.com
Anasayfa - Künye - Foto Galeri - Rehber - Üyelik - Ziyaretçi Defteri - BizeYazın - İletişim - Webtv - 08 Röportaj - Haber Slayt - Güncel - Politika - Eğitim - Röportaj - Yaşam - Sağlık - Magazin - Spor - Kültür - Sanat - Çevre - Ekonomi - Teknoloji - 08Tv Canlı Yayın
Copyright © 2009 Tüm Hakları Saklıdır. [All Rights Reserved] 08 Radyo Televizyon Yayıncılık ve Organizasyon A.Ş.'ye aittir.
Dere Mah. Halitpaşa Cad. No:45/2 - ARTVıN - Telefon: (466) 212 68 56 - 212 70 71
E-Posta: radyo08@hotmail.com