19.05.2014
Türkiye’de hayvancılık hızla yok olmaya doğru giderken hayvancılıkla uğraşan insanların sorunları da her geçen gün artıyor.

 

 Bu yüzden hayvancılık yapanların sayısı ise ters orantılı olarak azalıyor. Tüm zorluklara rağmen 60 yıldır aralıksız hayvancılık yapan Ardanuçlu Muhittin Güler, kışın köyü olan Göleşen köyünde yazın ise Bilbilan Yaylası’na çıkıyor.

HANIMIM DİZLERİ AĞRIMASINA RAĞMEN 71 YAŞINDA HALEN 200 KOYUN SAĞIYOR!
Rahatsızlığı nedeniyle eşi Nazmiye Güler’i Artvin Devlet Hastanesi’ne getiren Muhittin Güler burada karşılaştığı 08 Haber gazetesi muhabiriyle sohbet etti. Güler; “ Hanımım rahatsızlandı. Hastaneye getirdim. Ben 08 Haber’i ve sizi çok iyi tanıyorum. Onun için sizinle samimi sohbet etmek istiyorum. 3 çocuğumuz var. Üçü de evli. Hanımım dizleri ağrımasına rağmen halen 200 koyun sağıyor. Hayvancılık çok zor. Ama biz gözümüzü açtığımızda hayvanlarımız vardı. Biz hayvanlarımız olmadan yapamayız. Zahmeti çok, mal para etmiyor. 
ARTVİN’DE 17 DÖNERCİ VAR AMA BENİM KOYUNLAR SATILMIYOR BU ET NEREDEN GELİYOR?
Yaşımızda epey ilerledi. Artvin’de 17 dönerci var ama koyun satamıyoruz. Bunlar eti kimden nerden getiriyorlar. Son zamanlarda sık duyar oldum. Eskiden döner daha lezzetliydi, Şimdi ise o tadı bulamıyoruz.  Tamamen doğal olarak beslenen koyunlarımızı alsalar o lezzeti bulursunuz. Bundan başka 500-550 koyunumuz var.
KOYUNLARIMIZDAN KIRPTIĞIMIZ YÜNLER MAALESEF ELİMİZDE KALIYOR!
Bu koyunların yününü kırpıyoruz. Ama elimizde kalıyor. Ürettiğimiz et, yün elimizde kalırsa bir yerden sonra biz de bu işten vazgeçersek ne olacak. Eskiden Ardanuç’un her yerinde büyük ve küçükbaş hayvanlar vardı, Yaylalar şendi, herkes sağlıklı besleniyordu. Yağından, yoğurduna, peynirinden loruna, yatağından yorganına kadar her şey doğaldı. Hastalık yoktu.  Her yıl 20-30 ton yün çıkıyor. Ama bunun pazarını nasıl bulamıyoruz? Neden kimse almıyor, aklımız almıyor.
İNSANIMIZ TEMBEL DEĞİL AMA EMEĞİ PARA ETMEYİNCE BIRAKIYOR!
Bizim insanımız asla tembel değildir. Çok çalışkandır. Ama çalıştığını paraya çeviremiyor. Emeği elinde kalıyor, O zamanda iş yapma şevki kırılıyor, İnsanlar büyükşehirlere göç ediyor. Orada kayboluyor, yok oluyor. Burada da evi, köyü arazileri yok oluyor. Anlayacağınız tarım ve hayvancılıkla uğraşan insanlar bir de bunların pazarlanmasında karşılaştığı ağır sorunlarla uğraşıyor.
800 KOYUNUMU ANTALYALI BİRİNE KAPTIRDIM HELE PARASINI ALAMADIM!
Evet, Antalya’dan bir vatandaş gelip 800 koyunumu aldı götürdü. Halen parasını alamamışım. Biz böyle korumasız durumdayız. Bana zararı en az 500 bin TL. Yazık değil mi? Bunun yanında 2 bin TL maaş verdiğimiz halde çoban bulamıyoruz. Yemesi içmesi sigortası her şeyi bizden olduğu halde çoban bulamıyoruz. Neden? İnsanlar hazır yemeye alıştı.
İNSANLAR HAZIRCILIĞA ALIŞTIRILIYOR!
Nasılsa geliyor. İşi, geliri yoksa yeşil kart, yemeği yoksa sefer tası, yetmedi, uyduruktan bilmem ne yararına çalışma programı derken kimse iş yapmıyor, Tembellik hastalığı yurdun dört yanını sardı. Bizim kuşak olmasa köyler söndü sönecek. Şehirler artık insanlara yetmiyor. Sığamıyorlar. Asgari ücretle, yüksek kiraların olduğu yerde yaşam savaşı veren gariban insanların geriye dönecek takati da kalmadı.
BEN 69 YAŞINDAYIM NE KADAR YAŞARIM BİLEMEM AMA 
MEMLEKETTEN GİDENLERİN ZAMANI VARKEN DÖNSÜN!
Ben 69 yaşındayım. Bundan sonra ne kadar yaşarım bilemem. Ama bildiğim bir şey var; Toprağından uzaklaşanlar er ya da geç, dik ya da yan yani sağ yada ölü olarak mutlaka toprağa dönecekler. Bari yol yakınken dönün.  Gittiği yerde başarılı işlere imza atmış olanlara sözüm yok. Mesela bizim köyden Ankara’ya göç etmiş ama fabrika sahibi, iş sahibi olmuş, birçok insana ekmek veren insanımızı da tebrik ediyorum. Onlar bizim onurumuz. Ben gurbette üç kuruş karşılığı sürünenlere sesleniyorum; Ola oğul ömrünüz varken, sağlığınız bozulmadan köyünüz bağınız bahçeniz eviniz yitmeden gelin. Sonra iş işten geçerse bu şansınız da olmayacak. Ben hanımımla birlikte bu işi yapabiliyorsam, siz çok daha kolay yaparsınız.”dedi.
VALLA BUNA 60 YILDIR HIMBILLIK YAPIYORUM!
550 KOYUN 8 KÖPEK, 3 AT VE 1 EŞEĞİMİZ VAR
60 yıldır koyun sağan 71 yaşındaki Nazmiye Güler, eşi Muhittin Güler’in, neşeli, iş yapmayı seven, en zor günlerinde bile aklıyla hareket eden, tatlı dil ile kendisini bu zor işte motive ettiğini ve her zaman da yanında olduğunu belirterek; “ Muhittin epey konuştu. Bu hep böyle şakacıdır. Bana bu şekilde şaka şenlikle 60 yıldır koyun sağdırıyor,  ama benle birlikte çalışıyor.  Valla buna 60 yıldır Hımbıllık yapıyorum! 71 yaşındayım hele 200 koyun sağıyorum.  8 köpeğimiz var, 3 at,  1 eşek var. Dizlerimin ağrısı da buradan geliyor. Kolay mı o kadar koyunu sağmak, onlara bakmak. Yünleri harmanda duruyor. Gelin valla bedava vereyim yatak yapın yorgan yapın.
ESKİDEN HERKESİN YATAĞI YORGANI YASTIĞI YÜNDÜ
Eskiden herkesin yatağı, yorganı, yastığı yündü. Zenginler yün yataklarda yatardı. Durumu olmayanlar ise pamuk ve sünger yatağında. Şimdi insanlar yün yatağını unuttu. Bu nedenle de yünlere Pazar bulamıyoruz. Bu konuda yetkilerin bize yardımcı olması lazım… Hayvancılık zor bir iştir. Bir kere bunu seveceksiniz. O kokuyu, sesleri, gece gündüz ahıra girip çıkmayı seveceksiniz ki yapabilesiniz. Yoksa sosyete kadınlarının işi değil bu. 
MALI OLAN HANENİN FAKİRLİĞİ OLMAZ
Zordur ama bir gerçek var ki; Malı olan hanenin fakirliği olmaz. Eti, sütü, yoğurdu, loru, peyniri, kaymağı, yünü eksik olmaz. O hane kimseye muhtaç olmaz. İş yok diye de perişan olmaz. Bence de köyden gidenler eğer bir şeye sahip olamadıysa vakit varken geri dönsünler. Şehirler artık güvenli değil. İşler artık işçilerin ölümüne neden oluyor. Biz 2 bin TL’ye çoban bulamazken orada garibanlar 800- bin liraya çalışıyor. Hem de mahvoluyorlar” dedi.

Bu haber 1518 kez okundu.

Yazan :
Kaynak : Sami ÖZÇELİK

Bu Habere Yapılan Yorumlar ( 0 )
www.08haber.com
Anasayfa - Künye - Foto Galeri - Rehber - Üyelik - Ziyaretçi Defteri - BizeYazın - İletişim - Webtv - 08 Röportaj - Haber Slayt - Güncel - Politika - Eğitim - Röportaj - Yaşam - Sağlık - Magazin - Spor - Kültür - Sanat - Çevre - Ekonomi - Teknoloji - 08Tv Canlı Yayın
Copyright © 2009 Tüm Hakları Saklıdır. [All Rights Reserved] 08 Radyo Televizyon Yayıncılık ve Organizasyon A.Ş.'ye aittir.
Dere Mah. Halitpaşa Cad. No:45/2 - ARTVıN - Telefon: (466) 212 68 56 - 212 70 71
E-Posta: radyo08@hotmail.com