12 EYLÜL 41 YILDIR DEVAM EDİYOR!

12.09.2021
12 EYLÜL 41 YILDIR DEVAM EDİYOR! Artvin 78’liler Araştırma ve Yardımlaşma Derneği, 12 Eylül Askeri darbesinin 41. yılı nedeniyle bir basın açıklaması yayınladı.

 Dernek adına basın metnini yerel basınla paylaşan Başkan Seyfettin Altıkulaç, 12 Eylül´ün Türkiye´yi geriye götürdüğünü, aydın, çağdaş, eğitimli, emperyalizme karşı duran, sömürgeciler önünde büyük engel olarak görülen insanları bu darbe ile ortadan kaldırdıklarını, bugünkü sömürü düzeninin temellerinin o gün 12 Eylül´de atıldığını belirterek, şu ifadeleri kullandı;

“12 Eylül faşist darbe günü gelmişti. Halklarımıza karşı sürdürülen örtülü savaş, sivil faşist ve kontrgerilla saldırıları yetmemişti. Yaşanan iç savaşta büyük çoğunluğu ilerici, demokrat devrimci olan 1100 öğrenci, 680 işçi, 205 memur, 5388 kişi katledilmesi köylerin kasabaların yakılması ile ne kan emiciler doymuş, ne de halklarımız teslim alınabilmiştir. Açık faşist darbeyle İMF politikaları, 24 Ocak kararları hayata geçecek hem de devrimci demokrat hareket ezilecekti. Toplumsal muhalefet dağıtılacak, rejimin vidaları sıkılacaktı. Bu ABD’nin talimatı, işbirlikçilerin arzusuydu.
1980, 12 Eylül sabahı ülkemiz asker postalları altındayken, büyük kentler tanklarla kuşatılmışken, CIA ajanları ‘bizim çocuklar nihayet başardılar’ diyerek Washington’da Ankara’daki askeri faşist darbeyi kutluyorlardı.
Beyaz saray Pentagon, CIA faşist generalleri selamlarken, ülkemiz tarihinde yeni bir dönem başlıyor, toplumsal yaşamda derin bir yara açılıyordu. 12 Eylül açık faşist darbesini kendi icraatları kadar hiçbir şey anlatmaz. Anayasal düzeni korumak için geldiklerini söylediler. İlk önce anayasayı rafa kaldırıp TBMM’ni tüm partileri, sendikaları demokratik kitle örgütlerini, demokrat ilerici basın-yayın organlarını kapattılar. Tüm ülkede sıkıyönetim ilan edildi. Mahkemelerde savaş hali kuralları geçerliydi. 650 bin kişi göz altına alındı. 1 milyon 683 bin kişi fişlendi. Açılan davalarda 230 bin kişi yargılandı. 7 bin kişi için idam cezası istendi. Tüm ülkede idam sehpaları ve işkencehaneler kuruldu. 517 kişiye idam cezası verildi. Çoğu devrimci 49 kişi idam edildi. 30 bin kişi sakıncalı görülerek işten atıldı. 14 bin kişi vatandaşlıktan çıkartıldı. 30 bin kişi siyasal nedenlerle ülke dışına kaçmak zorunda kaldı. 300 kişi yargısız infaz edildi. 171 kişi işkenceden öldüğü kanıtlandı, ama bu rakamın çok daha fazla olduğu biliniyor. Cezaevlerinde onlarca devrimci katledildi. 3854 öğretmen, 120 öğretim üyesi ve 47 hakimin işine son verildi. 7223 devlet görevlisi sürüldü. 1402 sayılı yasa nedeniyle 9400 kişi kamu görevinden atıldı. Gazetecilere 3315 yıl hapis cezası verildi. 300 gazeteci saldırıya uğradı, 3 gazeteci öldürüldü. Düşünce ve örgütlenme özgürlüğü tümden yok edildi. Kitaplar, dergiler, gazeteler filmler yakıldı. Listeyi daha da uzatabiliriz. Özet olarak tüm toplumu korkuyla kuşattılar asıl amaçta buydu. Hak arama bilinci olmayan, kendine güvensiz, kaderini generallere teslim etmiş, korkan bir toplum yaratılmak isteniyordu. Tüm bu icraatlerin karar merciinde bulunan Milli Güvenlik Konseyine mensup generaller milyarlarca dolar tutarında topluma ait değerleri kendi üzerlerine geçirdiler. MGK üyesi Tahsin Şahinkaya’nın yolsuzlukları ayyuka çıktı, âmâ onların dokunulmazlıkları vardı. Bu suçları işleyenler 12 Eylül anayasasına göre yargılanamıyordu.
Bu zulüm sayesinde acımasız bir soygun düzeni oluştu. Emekçilerin gerçek gelirlerinde yüzde ellileri aşan düşüş yaşanırken, bankaların, holdinglerin kârları her yıl yüzde elli, ikiyüz oranında arttı. Ülkemizin tüm değerleri paraya tahvil edilebilir hale geldi. Bu acımasız zulüm ve soygun düzene karşı direnebilecek tüm toplumsal kesimler saldırı hedefiydi. Binlerce aydın sendikacı gazeteci zindanlara tıkıldı. Generaller tüm bunları yaparken yetkilerini silahlardan alıyorlardı.
12 Eylül AKP iktidarı ile devam ediyor. O gün bizim çocuklar başardı diyenler bugünde başarılarının devamını sağlayıp pandemiyi, savaşı, katliamları fırsata çeviriyorlar.
Bu ülkeye demokrasi, insan hakları ve tüm özgürlükler anasının ak sütü kadar helaldir.
Bizler bu ülkede insanı değerlerini ve vicdanlarını yitirmeyenlerle tarafı insanlıktan yana olanlarla birlikte 12 Eylül’le hesaplaşmaya onun devamı olan AKP faşizmi ile onurumuzla mücadelemize devam edeceğiz.
12 Eylülden bugüne kadar gelmiş geçmiş tüm hükümetler darbecilerle hesaplaşmak yerine darbenin nimetlerinden faydalanmayı tercih ettiler. İyi darbe kötü darbe sınıflandırması yapıp bu darbeleri desteklerken bazılarına karşı çıktılar. Bazılarını da fırsata çevirip Allah’ın bir lütfu olarak gördüler.12 Eylül faşist darbenin üzerinden 41 yıl geçmesine rağmen bir hesaplaşma iklimi yaratamadık. 12 Eylül hâlâ daha katmerli bir şekilde devam ediyor. Anayasası ile yargısı ile parası ile yüzde 10 barajı ile tek tip elbisesiyle tutuklanmalarla, baskılarla, saldırılarla, katliamlarla devam ediyor. Irkçılık ve gericilik tavan yapmış durumda.
Ülkemizde yoksulluk diz boyu. Hâlâ içeride ve dışarıda savaş tamtamları çalınıyor. İşgaller devam ediyor gözaltı ve tutuklamalar gün geçtikçe artıyor. Mafya liderleri tecavüzcüler hırsızlar soygunlar af edilirken gazeteciler milletvekilleri belediye başkanları, bilim insanları, öğrenciler, öğretmenler, ceza evlerinde. Okul yerine ceza evleri yapılıyor. Müze olan tarihi yapılar ibadete açılıyor.
 
UNUTMADIK KALDIĞIMIZ YERİ. SON SÖZÜMÜZÜ SÖYLEMEDİK DAHA. BU HESABI KAPATMADIK. DEVRİMCİLERİN KAPATMADIĞI HİÇ BİR HESAP KAPANMIŞ SAYILMAZ.”
 

Bu haber 374 kez okundu.

Yazan :
Kaynak :