30 YIL SONRA “30 GÜN” ROMANIYLA İMZA VE SÖYLEŞİ İÇİN ARTVİN´E GELİYOR

08.11.2018
O, öğretmen olduğunda yıl 1983’tü. İlk atandığı görev yeri, O güne kadar adını ilk kez duyduğu O zaman ki adıyla SSCB’nin komşusu bir ilçe olan Borçka’da bulunan, Borçka Ticaret Lisesi oldu. Henüz 22 yaşındaydı. Reşat Nuri Güntekin’in “Çalı Kuşu” romanında ki Feride Öğretmen gibiydi.

 

Anadolu’nun ücra, kuzeydoğunun sınırdaki son kasabasında öğretmenliğe başlamıştı. Fransızca Öğretmeni Gül Öğretmen öğrencilerine ilk önce “bonjour” yani “günaydın”, “iyi günler” “merhaba”, yani sevgiyi, insanlığı, dostluğu, dürüstlüğü öğretmişti. Gerçek dostluğun, bir ömür boyu sürdüğünü öğretmişti.

ÖĞRENCİLERİ ONU, O ÖĞRENCİLERİNİ HİÇ UNUTMADI
 
Gül Öğretmen 5 yıl Borçka’da görev yaptı. Bu süre içinde çok köklü ve muhteşem dostluklar kurdu. Öğrencileri onu hiç ama hiç unutmadı. Oda öğrencilerini.  Uzun yıllar Yalova’da görev yaptı. Türkiye’nin en büyük felaketi 1999 depreminden sonra öğrencileri onun izini kaybetti. O zaman sosyal medya cep telefonları yok. Yeni yeni gelişiyor.
 
O’NU 1999 DEPREMİNDE KAYBETTİĞİMİZİ DÜŞÜNDÜK! HAFİYE GİBİ
ÇALIŞAN YUSUF ÖZPEHLEVAN, GÜL ÖĞRETMENİ BULMAYI BAŞARDI
 
O’nu öğrencileri olarak çok zaman depremde kaybettiğimizi düşündük. Kendi öğrencisi, aynı zamanda meslektaşı Fransızca öğretmeni Klaskürlü Sami Taban gibi. Bu üzüntü içinde yaşarken, İstanbul’da ikamet eden ve 30 yıldır da İstanbul’da çalışan öğrencisi hafiye Yusuf Özpehlevan bir şekilde Gül Güleryüz’e ulaşmayı başarmıştı. Sosyal medya olmasaydı öğretmenimizi bulamayabilirdik.
 
GÜL GÜLERYÜZ VE İLK ROMANI ”30 GÜN’Ü “
AYNI ANDA BULMANIN MUTLULUĞUNU YAŞADIK
 
Ve nihayetinde çok sevdiğimiz öğretmenimiz Gül Güleryüz’ü bulmuş tüm arkadaşların yüzü gülmüştü. Bizi mutlu eden bir başka olay ise öğretmenimizin ilk Romanı “30 Gün ‘ün” piyasaya çıkmasıydı. Kitabını çıkarmakta tereddüt eden öğretmen- yazar Gül Güleryüz, kitabını çıkardıktan sonra gördüğü ilgiden oldukça memnun kaldı.
 
Kitap kısa sürede tanındı. İmza günleri ard arda gelmeye başladı. Artvin’deki öğrencileri de imza günü için ısrar ettiler. Annesinin rahatsızlığı nedeniyle Karadeniz Ereğli’den çok uzağa gidemediğini söylese de öğrencilerini kıramayacağını belirten Güleryüz, sürekli bakıma muhtaç annesini, birkaç günlüğüne ablasına bıraktıktan sonra Artvin’e gelebileceği tarihi verdi.
 
“30 GÜN” İMZA VE SÖYLEŞİSİ 17 KASIM’DA
ARTVİN’DE 18 KASIM 2018 BORÇKA’DA OLACAK
 
“30 Gün” romanının yazarı Gül Güleryüz’ün Artvin’deki imza günü ve aynı anda söyleşisi 17 Kasım Cumartesi Artvin Merkez Patika Kitabevi’nde, 18 Kasım 2018 Borçka’da yakında belirlenecek ve duyurulacak olan bir adreste okuyucuları ve öğrencileriyle buluşması gerçekleşecek.
 
1980’DE AŞKA VURULAN DARBENİN
ROMANI İLK KEZ YAZILDI!
 
Gülce Gurubu’nun Kurucusu Gül Güleryüz’ün ilk romanı “30 Gün” Haziran 2018 tarihinde okuyucuları ile buluştu. Kurgu Yayınları tarafından yayımlanan kitap beklenenin çok çok üstünde ç büyük bir ilgi gördü. Çünkü kitap türü içinde çok farklı bir açıdan yazılmış.
 
Bugüne kadar asla unutulmayacak, yarattığı travmalarının hiç bir zaman etkisinin geçmeyeceği, Türkiye´yi bir asır geriye götüren, aydınları yok eden, ülkeyi karanlıklara götüren 12 Eylül askeri darbesinin birçok romanı yazıldı.
 
Yapılan işkenceler, akla hayale gelmeyen insanlık suçları, yaşı tutmadığı için, yaşı büyütülerek bir günde reşit yapılıp İdam edilen aydınlığın çocuğu Erdal Eren’leri romanları mürekkeple değil, gözyaşlarıyla, kanayan yüreklerin kızılıyla yazıldı! Darbecileri tarih ve vicdanlar hiç bir zaman asla affetmeyecek!
Ama 12 Eylül’de en büyük darbeyi yiyen aşkın romanı hiç yazılmamıştı. İşte onu 30 Gün romanı ile Gül Güleryüz yazdı. Belki de kitaba bu kadar büyük ilginin nedeni de bu olmuştur. Kitabın arka sayfasında yazılmış bir bölümde bakın neler yazılmış?
 
“Radyoda oyun havaları başladı. ‘Şehnaz Longa’ çalıyordu. “Kalk oyna!” dedim içimdeki hüzne. Nazlandı. Hüzün oynamazmış güya. “Kalk!” diye ısrar ettim. “Gözyaşı da gelirse olur.” dedi. “Kalkın hepiniz!” diye bağırdım duygulara. Hüzün, gönülsüz gönülsüz kalktı, arkasından gözyaşı, sonra iç burukluğum, pişmanlığım, kırılmış gururum, zedelenmiş öz güvenim, karşılıksız sevgim, hepsi… Hepsi kalktılar dansa. Sadece vicdan kalkmadı. O hepsine küsmüştü ve tüm acıların hak edildiğini düşünüyordu. Şehnaz Longa bitti.
 
NE DEDİ?
 
Gül Güleryüz roman ile ilgili görüşlerini şöyle ifade etti: “Gülce dostlarımla paylaşayım dedim. Ama Ferhan Topcu Hocam benden önce yapmış o işi. Bu kitabı basmaya karar vermemdeki en büyük sebep Ferhan Hocam´ın beni cesaretlendirmesidir. Nezihe Yıldız Topcu´ nun (Nezişim) , Dört yapraklı yoncaların diğer üçünün beni zorlaması... Hamit Kalyoncu Hocamın emekleri ve desteği, Alp Arslan´ın uğraşları.
En olmadık zamanlarda arayıp imla kuralları hakkında danıştığım Cengiz Öksüz Hocamın sıkılmadan verdiği cevaplar... Yazar dostum Ali Haydar Avci´nın zaman ayırıp okuduktan sonra beni yüreklendirmesi... İlk okuyan arkadaşlarım Çiğdemim, Hindistanım,, Ayşem, Yaşarem, Zuhalim, Mehparem, Elifim´in beğenileri...( Çiğdem Çelik, Ayse Akcan Hindistan, Ayşe Eren, Yaşare Kılıç, Zuhal Azaklı, Mehpare Pare, Elif İnceismail) Herkese sonsuz teşekkürler.
 
GÜL GÜLERYÜZ KİMDİR
 
1961 yılında Zonguldak’ta doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Karadeniz Ereğli’de tamamladıktan sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yabancı Dil Bölümünü bitirdi. Artvin-Borçka, Yalova ve Karadeniz Ereğli’de Fransızca öğretmeni olarak çalıştı. Emekli olduktan sonra Anadolu Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun oldu. Yerel gazete ve dergilerde yazıları çıkan yazarın, “Otuz Gün” ilk romanıdır. İki çocuğu, Zeynep ve Salih adında iki torunu vardır.

Bu haber 319 kez okundu.

Yazan :
Kaynak : SAMİ ÖZÇELİK