FAİLLER YARGILANMADIKÇA İÇİMİZDEKİ ATEŞ SÖNMEZ

02.07.2018
“FAİLLER YARGILANMADIKÇA İÇİMİZDEKİ ATEŞ SÖNMEZ.” Tarihe kanlı bir olay olarak geçen, insanlığın yüzkarası Madımak Katliamının 25. Yılı nedeniyle yazılı bir açıklama yapan 78’liler Derneği Başkanı Seyfettin Altıkulaç, olayın faillerinin bulunamadığını ve ateşin hala yanmaya devam ettiğini söyledi.

  Altıkulaç, Madımak katliamının kısa bir tarihiyle başlayan açıklamasında şu ifadeler yer aldı;

“Pir Sultan Abdal Şenlikleri’nin 4’üncüsüne katılmak üzere, 1993 Temmuz’unda sanatçı ve aydınlar Sivas’a gitti. Grupta bulunan Aziz Nesin’in Salman Rüşdi’nin “Şeytan ayetleri” kitabını Türkçeye çevirmesine tepki gösteren gerici gruplar, henüz aydınlar kente ulaşmadan Nesin aleyhinde bildiriler dağıtmaya başlamıştı. Bildiriler özellikle etkinlik için gelen yazar ve şairlerin kitaplarını imzaladığı Buruciye Medresesi etrafında dağıtıldı. Yerel gazeteler (Hürdoğan, Bizim Sivas , Hakikat, Yeni Ülke,Taraf) provokatif bildirileri manşetlerine çekerek Aydın ve sanatçıları hedef gösterdi. “Can Şenliği” oyuncuları davul eşliğinde bir gösteri yapmak için çağrı yaptı ancak cuma namazı için toplananlar “ezanı bastırmak istiyorlar” denilerek provoke edildi. Oteli ateşe veren gerici kalabalığa saatlerce müdahale edilmedi. Kolluk kuvvetleri, katliama adeta seyirci kaldı.
NAMAZ SONRASI KATLİAM 2 Temmuz günü cuma namazı çıkışında “Sivas laiklere mezar olacak”, “Cumhuriyet Sivas’ta kuruldu, Sivas’ta yıkılacak”, “Sivas Aziz’e mezar olacak” sloganları atan saldırganlar, şenliklerin yapılacağı Kültür Merkezi’ne taş ve sopalarla saldırmaya başladı. Kısa süre içinde kalabalıklaşan saldırganların sayısı on binleri buldu. Hükümet Konağı’nı da taşlamaya başlayan saldırganlar, buradan da aydın ve sanatçıların bulunduğu Madımak Oteli’nin önüne geldi. Kalabalık, oteli sloganlar eşliğinde taş yağmuruna tutarken otelin önüne gönderilen bir grup asker, bir süre otel çevresinde bekledikten sonra ayrıldı.
GÜN KARARDI... Otelde mahsur kalan aydın ve sanatçılar ise dönemin Sivas Valisi, Emniyet Müdürü ve birçok yetkilisine ulaşarak önlem alınmasını istedi. Dönemin Başbakanı, İçişleri Bakanı, Başbakan Yardımcısı ve parti liderleri de arandı. Yetkililerin “Korkmayın her türlü önlem alındı” sözlerinin aksine saldırı giderek daha vahşi bir hal aldı. Saldırganlar otelin önündeki araçları ters çevirip aldıkları benzinle Madımak Oteli’nin perdelerini tutuşturdu. Gün karardı... Ozan Muhlis Akarsu, yazar Asım Bezinci, halk ozanı Nesimi Çimen, ozan Hasret Gültekin, şair Metin Altıok, karikatürist Asaf Koçak, şair Behçet Sefa Aysan, gazeteci Mehmet Kaynak, şair Uğur Kaynar, sanatçı Edibe Sulari’nin de aralarında bulunduğu 33 Aydın ve sanatçı ile 2 otel görevlisi, ateşe verilmiş otelde katledildi. Katledilenler arasında 12 yaşındaki Koray Kaya ile 14 yaşındaki ablası Menekşe Kaya, 16 yaşındaki Asuman ve 17 yaşındaki ablası Yasemin Sivri ile misafirleri Hollandalı üniversitesi öğrencisi Carina Cuanna da vardı.
Bir numaralı sanık Erçakmak (en solda), yakın bir zamanda Sivas emniyetinden 500 metre uzakta öldü.
NESİN’E LİNÇ GİRİŞİMİ İtfaiye merdiveniyle kurtarılmaya çalışılan Aziz Nesin, merdivende darp edildi. Yaralılar, polis arabalarıyla Tıp Fakültesi Hastanesi’ne götürüldü. Valilik tarafından Sivas’ta 2 günlük sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Fotoğraflarda itfaiye merdiveni önünde görülen kişi, Sivas Katliamı davasının bir numaralı sanığı, Sivas Belediye Meclisi’nin Refah Partili üyesi Cafer Erçakmak’tı. Katliam yaşanırken dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, “Halkla güvenlik güçlerini karşı karşıya getirmeyiniz” dedi. Demirel katliamdan sonra ise “Olay münferittir. Ağır tahrik var. Bu tahrik sonucu halk galeyana gelmiş... Güvenlik kuvvetleri ellerinden geleni yapmışlardır...
Karşılıklı gruplar arasında çatışma yoktur. Bir otelin yakılmasından dolayı can kaybı vardır” diye konuştu. Dönemin Başbakanı Tansu Çiller de, “Çok şükür, otel dışındaki halkımız bir zarar görmemiştir” ifadesini kullandı. Dönemin Başbakan Yardımcısı Erdal İnönü ise olaylar sırasında telefonla Aziz Nesin ile konuşup “En kısa zamanda takviye güç göndereceğiz” demesine rağmen katliamdan sonra “Ne yapayım, yetkim yoktu” açıklamasını yaptı.
 Bütün bu yaşananlar sonucunda 25 yıl sorma geldiğimi nokta; “ maalesef bu katliamın failleri tıpkı diğer katliamlardaki gibi bulunamamıştır. 2 Temmuz 2 zihniyetin karşılaşmasının özlü adıdır. Alevler, bu 2 zihniyeti ayıran sınırdır. Alevlere can atmak orada can almak için uğraşanlarla, alevleri yaşam için kullanmaktan sakınanların mücadelesi devam edip gidiyor hala. Aydınları yakmak, alevlerin aydınlığında ülkenin aydınlığını söndürmektir oysa. Sıvas’ta yananlar, tüm toplumu yanan yüreği, ortak sembolü olmalıdır. Ancak o vakit  insanlaşır, o vakit toplum olmaya hak kazanırız.   33 canımızı unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız.” dedi.

Bu haber 612 kez okundu.

Yazan :
Kaynak :