MEB SINIFTA KALMIŞTIR!..

08.06.2018
MEB SINIFTA KALMIŞTIR!.. Eğitim Sen Artvin Şubesi 2017-2018 Eğitim Öğretim Yılının sona ermesi dolayısıyla bir basın açıklaması yaptı. Açıklamayı yapan Eğitim Sen Artvin Şube Başkanı Köksal Gümüş, yıl boyunca yaşanan sıkıntılar ve getirdiği sonuçları hatırlatarak şu ifadelere yer verdi;

 “2017-2018 Öğretim Yılı sona ererken, siyasi iktidarın ve MEB’nın karnesini kamuoyu ile paylaşmak için buradayız. Hep beraber hatırlayalım eğitim alanında bu yıl neler oldu:
1. TEOG kaldırılarak yerine yüzbinlerce  öğrenciyi mağdur edecek yeni bir ortaöğretime geçiş sistemi getirildi. Okullar nitelikli ve niteliksiz olarak ayrıştırıldı. Akademik eğitim almak isteyen öğrencilerin okullara erişiminin sağlanmasının koşullarını yaratmamış aksine öğrencilerin imam hatip liseleri ve meslek liselerine yerleşmesi için bir sistem geliştirdi.
2. Ortaöğretime Geçiş Sistemine uygun olarak sınavla yerleşecek öğrenciler için 2 Haziran 2018 tarihinde yapılan sınav, öğrenciler için tam bir travma olmuştur. Daha önce pilot uygulaması yapılmamış soruların, geçerliliği ve güvenirliği değerlendirilmeden bu sınavda kullanılmış olması, öğrencileri adeta bir deneğe dönüştürmüştür. Zaman planlamasının da  soruların zorluk derecesi ve öğrencilerin yaş grubuna uygun olarak yapılandırılmadığı için sınavın olumlu sonuç üretmesi mümkün değildir.
3. 2014 yılında 652 sayılı KHK’nin 37. Maddesine eklenen bir fıkra ile kurulan “Proje okullar”, bu yıl uygulanacak olan yeni ortaöğretime geçiş sistemi ile beraber sınavla öğrenci alacak olan Anadolu Lisesi ve Anadolu İmam Hatip Liselerinin doğrudan Bakanlık Merkez teşkilatına bağlanması sonucunu doğurdu. Bu okullarda çalışacak olan öğretmenlerin MEB tarafından “Makbul” olanlar arasından seçilmesi  ve iktidarın politikalarına muhalefet edenin bu okullardan gönderildiği bir çalışma biçiminin bizler açısından kabul edilemez olduğu ortadadır.
4.Öğretmenlerin sözleşmeli olarak atanması ve atanacak olan öğretmenlerin mülakatla belirlenmesine devam edildi. MEB liyakat yerine mülakatta ısrarını sürdürdü.Ataması yapılmayan öğretmenlerin sayısı arttı ve sorunlarının çözümü için hiçbir somut adım atılmadı. Son olarak genç meslektaşımız Merve Çavdar’ın aramızdan zamansız ayrılması, artık içerisinden çıkılmaz hale gelen bu sorunun  çözümü için adım atılmasının zorunlu hale geldiğini ortaya koysa da, siyasi iktidar bu konuda hiçbir somut adım atmadı. Hatta gün geçtikçe, yaşanan sorunları artırdı.
5.Öğretim Programları değiştirildi.2017-2018 Öğretim Yılında çok sayıda dersin programı yeni bir içerikle uygulanmaya başlandı. Yapılan değişikliklerin kısaca gerici, piyasacı, cinsiyetçi ve tekçi bir bakış açısı ile yaşama geçirilmiş olması MEB’nın en olumsuz faaliyetlerinden biri oldu.
6.Öğretmenlere dönük performans değerlendirme sisteminin taslak yönetmeliği yayınlandı. Dünya üzerinde eşi benzeri görülmemiş bir yönetmelik taslağı yazma becerisi gösteren MEB, belli ki eğitim alanında yaşanan tüm sorunların sorumlusu olarak öğretmenlerin görülmesini istemektedir. Ayrıca bu taslağın en temel amacı iktidara bağımlı bir öğretmen kitlesi yaratmaktır. Bizler halkın öğretmenleri olmayı sürdüreceğiz, iktidarların değil.
7.Dini vakıf ve derneklerle protokollere devam edildi. MEB imzaladığı çok sayıda protokol ve işbirliği metni ile bu vakıf ve derneklere iktisadi ve yönetsel ayrıcalıklar sağladı. Denetimsiz ve kuralsız şekilde eğitim alanına dahil olan bu kuruluşlar, zamanla devletin yapması gerekenleri yapmaya başladı. Bu durumun olumsuz sonuçlarına Aladağ başta olmak üzere pek çok olumsuz örnekte maalesef  tanıklık etmek durumunda kaldık.2017-2018 Öğretim yılında  yaşananların bir daha yaşanmaması için eğitimin kamusal bir hizmet olarak kamu tarafından sunulması konusunda ısrarcı olmamız gerekiyor.
8.Eğitim alanında laiklik karşıtı faaliyetler hız kesmeden devam etti. Okullarda yapılan etkinliklerin içeriklerinden, ders kitaplarına, öğretim programlarından eğitim yöneticilerinin talihsiz açıklamalarına kadar pek çok örnek, laikliğin nasıl ciddi bir tehdit altında olduğunu bizlere bu öğretim yılında bir çok kez  anımsattı. Karma eğitim tartışmalarından, seçmeli derslerin belirlenmesine kadar pek çok alan bu öğretim yılında laiklik karşıtlarının saldırısı altında kaldı. 
9.Üniversiteye geçiş sistemi değiştirildi. İlk olarak açıklanan sistemde zaman içerisinde yapılan kimi değişiklikler ve son olarak da erken seçim kararının ardından sınavın gününün de değiştirilmesi sınava girecek öğrenciler açısından yaşanan sıkıntıyı artırmaktadır. Üç gün önce hesaplama sisteminde yapılan değişikle de, başarının yüksek çıkarılmasına dönük yeni bir adım atılmış oldu.
Eğitim alanında yaşanan sorunlara çözüm üretmesi gereken MEB, bırakın sorunları çözmeyi, sürekli olarak sorun üreten bir mekanizmaya dönüşmüştür. Bizler siyasi iktidarın eğitim aracılığı ile yapmaya çalıştıklarının farkındayız. İktidar eğitimi inşa etmeye çalıştığı “Yeni Türkiye’nin” kurucu unsuru olarak kullanmaya çalışmaktadır. Eğitim alanında yaşanan dönüşüm ve değişikliklerin temel belirleyicisi bu hedeftir.
MEB 2017, 2018’DE DE SINIFTA KALMIŞTIR  SINIF TEKRARI YAPTIRMAYACAĞIZ!
Buradan bir kez daha siz basın emekçileri aracılığı ile ifade etmek isteriz ki; bizler eğitim ve bilim emekçileri olarak, eğitimin iktidarlar tarafından kendi varlıklarını sürdürmenin aracı haline getirilmesine  müsaade etmeyeceğiz. Öğrencilerimizin mağdur edilmesine, istemedikleri okullara zorla gönderilmelerine sessiz kalmayacağız. Öğretmenlerin kitlesel olarak çalıştıkları okullardan sürgün edilmesine karşı duracağız. Kamusal, bilimsel, laik, anadilinde, demokratik, eşit ve ücretsiz eğitim mücadelesini ısrarla sürdüreceğiz. Bizce MEB sınıfta kalmıştır. Ama onlara sınıf tekrarı yaptırmayacağız…..”
FETÖ SUÇLAMASI YAPILAN TÜM ARKADAŞLARIMIZ MAHKEMEYİ
KAZANMIŞLARDIR. SORTUŞTURMASI OLAN ARKADAŞIMIZ KALMAMIŞTIR.
FETÖ kapsamında soruşturma açılan, ihraç edilen tüm Eğitim Sen üyelerinin mahkemeyi kazandığını, Eğitim Sen’e mensup hiçbir öğretmenin ceza almadığını da  dile getiren Başkan Köksal, “ 15 Temmuz FETÖ  terör örgütünün darbe girimi  sonrası sendikamıza  üye arkadaşlarımız da  suçlandı. İhraç edilen oldu. Uzun süre soruşturmaları sürdü. Ancak hiçbir arkadaşımız bundan dolayı ceza almadı.  İhraç edilen sendikamız üyesi Erdoğan Bulut arkadaşımız mahkemeyi kazandı,  görevine dönüyor.  Aynı şekilde  bir başka arkadaşımız üstelik  kanser hastası, kanserle mücadele eden arkadaşımız Dilber Şen Alcan da mahkemeyi kazanmıştır. Emel Meriç arkadaşımız da uzun süre soruşturma geçirdi. Hiçbir arkadaşımız  bundan dolayı ceza almamıştır.  Çok sıkıntılı bir süreç yaşayan  alnı ak başı dik arkadaşlarımıza  geçmiş olsun, gözünüz aydın olsun  diyorum. “ dedi.

Bu haber 370 kez okundu.

Yazan :
Kaynak :