OHAL DEĞİL DEMOKRASİ İSTİYORUZ

16.04.2018
OHAL DEĞİL DEMOKRASİ İSTİYORUZ Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Artvin İl Örgütü, Olağanüstü Hal (OHAL) uygulamasının kaldırılması için oturma eylemi yaptı.

 Türkiye´nin 81 ilinde eş zamanlı olarak yapılan eylem kapsamında Artvin Halitpaşa Meydanı’nda düzenlenen oturma eyleminde “OHAL Değil Demokrasi İstiyoruz” pankartları açan eylemciler attıkları sloganlarla OHAL uygulamasını protesto etti. Oturma eylemine eski CHP Milletvekili Yüksel Çorbacıoğlu, CHP Artvin İl Başkanı Ahmet Biber, Artvin Barosu Başkanı Ali Uğur Çağal, Ardanuç Belediye Başkanı Yıldırım Demir, Kemalpaşa Belediye Başkanı Ergül Akçiçek, ESOB Başkanı Demirhan Elçin, 78’liler Derneği Başkanı Seyfettin Altıkulaç, Eğitim Sen Artvin Şubesi Başkanı Köksal Gümüş, Eğitim İŞ Artvin İl temsilcisi Filiz Karakuş Yılmaz, ORKOOP Başkanı Hasan Yaşar, Yeşil Artvin Derneği Başkanı Nur Neşe Karahan, AFGAD Başkanı İsmet Başar, bazı sivil toplum örgütü temsileri ile partililer katıldı.

Yaklaşık bir saat süren oturma eyleminde Türkiye genelinde okunan ortak  basın bildirisi okuyan CHP Artvin İl Başkanı Ahmet Biber, 15 Temmuz askeri darbe girişiminin ardından 20 Temmuz’da ilan edilen OHAL’in 21 aydır sürdüğünü ve OHAL ile ülkedeki baskı rejimi kurumsallaştığını ileri sürdü.
 Biber, demokrasiye ve hukuk sistemine yönelik bir saldırı halini alan OHAL rejiminin insan haklarını, ifade özgürlüğünü ve her türlü protesto eylemini baskılamanın da aracı olduğunu savundu. Biber “Ülkemizi tek adam rejimine dönüştürme amacıyla hazırlanan ve tarihe mühürsüz seçim olarak geçen 16 Nisan referandumunun üzerinden tam 1 yıl geçti. 15 Temmuz askeri darbe girişiminin ardından 20 Temmuz’da ilan edilen OHAL altında gidilen referandum, meşruiyeti olmayan bir rejim değişikliğini ülkemize dayatmıştır. Sivil darbe ortamında, “Evet” demenin devletin tüm kurumlarıyla desteklendiği, “Hayır” demenin ise adeta yasaklandığı bir dönem yaşanmıştır.
21 aydır süren OHAL ile ülkemizdeki baskı rejimi kurumsallaşmıştır. Demokrasiye ve hukuk sistemine yönelik bir saldırı halini alan OHAL rejimi, insan haklarını, ifade özgürlüğünü ve her türlü protesto eylemini baskılamanın da aracı olmuştur. KHK’lar eliyle parlamento, yani halkın iradesi gasp edilmiştir. Türkiye’yi tek tipe sokmak için sivil toplum kuruluşlarına, sendikalara, meslek oda ve birliklerine yönelik operasyonların ardı arkası kesilmemiştir. AKP iktidarının muhaliflerine bir sopa olarak kullandığı OHAL, bu faşizan sınırlarını bile aşmış; sağcı solcu, muhafazakâr sosyal demokrat, kimseyi ayırmadan tüm topluma karşı işlenen bir suç haline gelmiştir. OHAL ile ülkemizde hiç kimsenin can ve mal güvenliği kalmamıştır.
OHAL nedir? OHAL, 10 Ekim’de katledilen çocuklarını anmak isteyen anne ve babalara sıkılan biber gazıdır. OHAL, ekmeğinin peşindeki tütün üreticisine vurulan coptur. OHAL, hayatını FETÖ ile mücadeleye adamış Ahmet Şık başta olmak üzere gazetecileri zindanlara atmaktır.
OHAL, işçi grevlerini ertelemek, grev çadırlarına müdahale etmektir. OHAL, işlerini geri isteyerek bedenini açlığa yatıran Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’yı öldürmeye ant içmiş hükümet inadıdır.
OHAL, dünyaca ünlü akademisyenleri FETÖ yalanıyla üniversitelerden atmaktır. OHAL, tiyatro oyunlarını yasaklamaktır. OHAL, tüm muhaliflerini “terörist” ilan edebilme cüretidir.

Bu haber 787 kez okundu.

Yazan :
Kaynak :